Genel Cerrahi

1-Plazmaya içerik olarak en yakın vücut sıvıları aşağıdaki sıvılardan hangileridir?

1-Tükrük

2-Mide

3-İncebarsak

4-Safra

5-Pankreas

6-Kolon

A)   1 – 3

B)   2 – 3

C)   3 – 4

D)   4 – 5

E)    5 – 6

.

Cevap: C

Sıvı-Salgı Na (mEq/L) K (mEq/L) Cl (mEq/L) HCO3 (mEq/L) Osmolarite
SF (%0,9 NaCl) 154 154 308
Ringer Laktat 130 4 109 28 273
İleum 140 5 104 30 290
Safra 145 5 100 34 290
Plazma 140 4 100 25 290

.

.

2-Hangi vücut sıvılarında bikarbonat yoktur?

1-Tükrük

2-Mide

3-İncebarsak

4-Safra

5-Pankreas

6-Kolon

A) 1 – 3

B) 2 – 5

C) 2 – 6

D) 3 – 5

E) 4 – 6

.

Cevap: C

HCO3 içermeyen sıvılar kolon ve mide sıvılarıdır.

.

.

3-Periferik ve santral paranteral nutrisyonun ayrım süresi aşağıdakilerden hangisidir?

A)   2 gün

B)   12 gün

C)   14 gün

D)   2 ay

E)    2 yıl

.

Cevap: C

Periferik ve santral paranteral nutrisyonun ayrım süresi 2 haftadır (14 gün).

.

.

4-Yara iyileşmesinin düzenlenmesi istenen bir cerrahi hastada, klinik bulgular dikkate alınarak esansiyel amino asitler ve yüksek kalori/nitrojen oranı içeren, ancak eser elementler ve vitaminlerin bulunmadığı bir enteral formül verilmesi planlanıyor.

Bu enteral formül aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

A) Yüksek kalorili yoğun formül

B)  Düşük rezidülü izotonik formül

C)  Pulmoner yetmezlik formülü

D) Renal yetmezlik formülü

E)  İmmün sistemi destekleyici formül

.

Cevap: D

Formül renal yetmezliği olan hastalara verilmesi gereken enteral nutrisyon formülüdür.

.

.

5-

1)   Mesh’siz (yamasız) fıtık onarımı

2)   Kolektomi

3)   Nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu

4)   Üzerinden 7 saat geçen batına nafiz bıçaklama

5)   Elektif appendektomi

6)   Obstrükte olmuş barsağın enterotomisi

7)   Perfore apandist

8)   Tiroidektomi

9)   Üzerinden 2 saat geçen batına nafiz bıçaklanma

10)  Perfore divertikülit

11)  Kolesistektomi

12)  Bilateral trunkal vagotomi

Yukarıda tariflenen ameliyatlardan hangisi ya da hangileri kontamine ameliyattır?

A) 1-8-12

B)  2-5-11

C)  6-9

D) 3-4-7-10

E)  1-2-3-4-5

.

Cevap: C

Temiz: mesh’siz (yamasız) fıtık onarımı, tiroidektomi, bilateral trunkal vagotomi.

Temiz-kontamine: kolektomi, elektifappendektomi, kolesistektomi.

Kirli: nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonu, üzerinden 7 saat geçen batına nafiz bıçaklanma, perfore apandist, perfore divertikülit.

Kontamine: obstrükte olmuş barsağın enterotomisi, üzerinden 2 saat geçen batına nafiz bıçaklanma.

.

.

6-Travmaya immün yanıtta iştahsızlıktan esas sorumlu sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

A) IL6

B)  TNFα

C)  IL 1

D) IL8

E)  IF Gama

.

Cevap: C

.

.

7-Travmaya immün yanıtta aşağıdakilerden hangisi TNFα ve IL1’in ortak etkilerinden biri değildir?

A)   Prostasiklin artışı

B)   GMCSF artışı

C)   VCAM1 artışı

D)   Albümin artışı

E)   PG sentezinde artış

.

Cevap: D

TNF alfa ve IL1’in ortak olmayan etkisi albümin değişimidir. CRP’de ise etki tam zıttır.

.

.

8-PGE2 ile PTH etkisi açısından zıt etkiye sahip mediatör aşağıdakilerden hangisidir?

A) PGF2

B)  PGI2

C)  TXA2

D) HETE

E)  PGE2

.

Cevap: A.

PgE2 PTH’yı arttırır.

PgF2 PTH’yı azaltır.

.

.

9-Cerrahi hastalarda, aşağıdakilerden hangisi sepsisin şiddeti ile doğrudan ilişkilidir?

A) Makrofajlar tarafından apoptotik hücrelerin fagositozu

B)  Lenfopeninin derecesi

C)  IL-10 ile immünosupresyon

D) İnflamatuvar sitokinlerle nötrofil apoptozisinin inhibisyonu

E)  Nötrofillerden açığa çıkan serbest radikaller

.

Cevap: B

Lenfopeninin derecesi ile sepsisin derecesi arasında bir ilişki vardır.

.

.

10-Aşağıdakilerden hangisi septik şokun tedavisinde kullanılmaz?

A) IV hidrasyon

B)  Kan şeker iregülasyonu

C)  Antibiyotik

D) Drotrocogein alfa

E)  Plazma volüm genişleticiler

.

Cevap: E

Septik şok gibi kapiller permeabilitenin arttığı durumlarda kolloidler (plazma volüm genişletici) kullanılmamalıdır.

Septik şok tedavisi: yeterli hava yolu ve ventilasyon, IV hidrasyon (ilk tercih RL), kan şekeri regülasyonu, enfeksiyon tedavisi için antibiyotik, anti-enflamatuar tedavi (diatrocegein alfa), kortikosteroid (200 mg hidrokortizon).

.

.

11-Hipovolemik şokta başlangıçta tercih edilmeyen ancak yeterli sıvı verildikten sonra tansiyon ve periferik kanlanması düzelmeyen hastalara başlanan ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

A) Tam kan

B)  Pozitif inotrop ajanlar

C)  Eritrosit süspansiyon

D) Ringer laktat

E)  DMAH

.

Cevap: B

Hipovolemik şoklu hastaya ilk önce agresif sıvı tedavisi uygulanır eğer tedavide yeterli sıvı verilmesine rağmen tansiyon arteriyel ve periferik perfüzyon düzelmiyor ise pozitif inotroplarla tedaviye devam edilir.

.

.

12-Aşağıdakilerden hangisi iyileşmesi fazlarını doğru sıralamayla vermektedir?

A) Hemostaz – proliferasyon -inflamasyon – maturasyon

B)  Hemostaz – proliferasyon – maturasyon – inflamasyon

C)  Hemostaz – inflamasyon – proliferasyon – maturasyon

D) Maturasyon – inflamasyon – hemostaz – proliferasyon

E)  Proliferasyon – Maturasyon – hemostaz – inflamasyon

.

Cevap: C

Yara İyileşmesi

Hemostaz, inflamasyon, proliferasyon, maturasyon sıralamasıyla gerçekleşir.

.

.

13-Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

A) Hemostaz ilk 24 saat

B)  Erken enflamasyon 24-72 saat

C)  Geç enflamasyon 72-96 saat

D) Proliferasyon 4-12 gün

E)  Matürasyon 4-12 gün

.
Cevap: E

Olay Hücre Zaman
Hemostaz PLT 0-24 saat
Erken enflamasyon Monosit 24-72 saat
Geç enflamasyon Makrofaj 72-96 saat
Proliferasyon Fibroblast 4-12 gün
Matürasyon MMP’az
  • ün sonra

.

.

14-Yanıklı hastanın resüsitasyonunda, aşağıdaki formüllerden hangisi kullanıldığında hiperkloremik asidoza neden olabilir?

A) Parkland formülü

B)  Modifiye Brook formülü

C)  Haifa formülü

D) Warden formülü

E)  Evans formülü

.

Cevap: D

Warden formülü hiperkloremik asidoza neden olur.

.

.

15-Acil servise hipovolemik şokta getirilen bir hastada akut travmatik koagülopati düşünülüyor. Aşağıdakilerden hangisinin hipoperfüzyona ikincil aktive olması travmatik koagülopatinin başlamasına neden olur?

A) Trombin

B)  Doku plazminojen aktivatörü

C)  Protein C

D) Trombomodulin

E)  Plazminojen aktivatör inhibitörü-1

.

Cevap: D

.

.

16-İyot eksikliğine bağlı oluşan ve tüm tiroid kanserlerinin %10’unu oluşturan kanser aşağıdakilerden hangisidir?

A) Papillerkarsinom

B)  Folikülerkarsinom

C)  Medüllerkarsinom

D) Hurtlekarsinom

E)  Anaplastikkarsinom

.

Cevap: B

Foliküler karsinom tiroidin 2. en sık kanseridir. (%10) iyot eksikliğinde oluşan kanserdir.

.

.

17-Sıklıklarına göre tiroid kanserleri hangi şıkta doğru sıralanmışlardır?

En sık %70
  1. sık %10
3.sık %3 4.sık %2 5.sık %1
A Papiller Foliküler Hurtle hücreli Anaplastik Medüller
B Papiller Anaplastik Foliküler Medüller Hurtle hücreli
C Papiller Foliküler Hurtle hücreli Medüller Anaplastik
D Papiller Medüller Foliküler Anaplastik Hurtle hücreli
E Papiller Foliküler Medüller Anaplastik Hurtle hücreli

.

Cevap: C

Yüzde Sıralama Kanser tipi En sık metastazları
1 %70 En sık Papiller karsinom Lenfojen
2 %10 2. Foliküller karsinom Hemotojen (kemik)
3 %3 3. Hurtle karsinom Textbooklarda bilgi yok ama yayınlarda lenfojen
4 %2 4. Medüller karsinom Lenfojen
5 %1 5. Anaplastik karsinom Lenfojen

.

.

18-Meme kanserinde permeasyon tipi yayılımın örnekleri hangi şıkta doğru eşleştirilmiştir?

A) Paget – Satellit deri nodülleri

B)  Portakal kabuğu manzarası – Satellit deri nodülleri

C)  Portakal kabuğu manzarası – Paget

D) Satellit deri nodülleri – Plevral yayılım

E)  Portakal kabuğu manzarası – Plevral yayılım

.

Cevap: B

Meme kanserinde permeasyon tipi yayılımın örnekleri; satellit deri nodülleri – portakal kabuğu görünümüdür.

.

.

19-37 yaşında 5 aylık gebe bayan hasta, sağ meme üst dış kadranda 16X11 mm boyutlarında kitle. Biyopsisi IDK geliyor. Hastanın fizik muayene ve USG de aksillada lenfadenopati saptanmadığı ve mamografide kitlenin unisentrik olduğu tespit ediliyor. Cerrahi tedavi aşağıdakilerden hangisisidir?

A) Lumpektomi + SLN biyopsi

B)  Kuadrenektomi + SLN biyopsi

C)  Mastektomi + SLN biyopsi

D) Mastektomi + aksilla diseksiyonu

E)  Mastektomi yeterlidir

.

Cevap: C

Hasta II. trimestir gebe olduğundan; mastektomi, aksillada LAP yok; SLN biyopsi.

.

.

20-Annesinde ve teyzesinde meme kanseri olduğu bilinen 32 yaşında bir kadın hastanın sağ memesinde invaziv karsinom saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki genlerin hangisinde mutasyon olduğu düşünülmelidir?

A) BRCA-1

B)  p53

C)  APC

D) Met

E)  WT-1

.

Cevap: A

Ailesel meme kanseri varlığında BRCA-1 ve BRCA-2 gen mutasyonları mutlaka araştırmalıdır. BRCA gen mutasyonu olan kadınlara profilaktik mastektomi önerilmektedir.

.

.

21-Özefagus tümörleri en sık hangi organa hematojen yayılır?

A)    Karaciğer

B)    Akciğer

C)    Pankreas

D)    Dalak

E)     Mide

.

Cevap: B

Karsinom Görülen organ metastaz yeri
Özefagus ve tiroid kanserleri Akciğer
Mide, safra kesesi, pankreas, ince ve kalın barsak Karaciğer
Karaciğer Akciğer

.

.

22-Aşağıdaki genlerden hangisi mide kanseri oluşumunda delesyona bağlı en sık genetik defekttir?

A)  P53

B)  E-catharin

C) APC

D) DCC

E)  P16

.

Cevap: A

Mide karsinomu gelişiminde, delesyon defekti, en sık görülen genetik defektir. Delesyon defektleri içinde en sık görülen ise P53 defektidir. Bunun dışından E-cadherın, APC geni, DCC geni delesyon defektinin diğer defektleridir.

.

.

23-Karsinoid sendrom ve karsinoid tümör için spesifitesi yüksek olan nöroendokrin tümör markerı aşağıdakilerden hangisidir?

A)  CEA

B)  CA19-9

C) AFP

D) KromalinNa

E)  Kromogranin A

.

Cevap: E

Nöroendokrin tümör markeri kromagranin A’dır.

.

.

24-Akut apandisit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) En sık akut karın sebebidir

B)  Kadın ve erkeklerde eşit görülür

C)  Yetişkinde en sık sebep lenfoid hiperplazidir

D) Fekalitler akut apandisit yaparlar

E)  Akut apandisite en sık sebep olan mikroorganizma E. coli’dir

.

Cevap: C

Yetişkinlerde en sık sebep fekalitler, çocuklarda ise lenfoid hiperplazilerdir.

.

.

25-Akut apandisit’in en sık komplikasyonu ve en ölümcül komplikasyonu aşağıdaki şıklardan hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

  En Sık Komplikasyon En Ölümcül Komplikasyon
A Abse Pleflebit
B Plastron Plastron
C Pileflebit Perforasyon
D Perforasyon Pileflebit
E Strangülasyon Plastron

.

Cevap: D

Akut apandisitin en sık komplikasyonu; perforasyon. Akut apandisitin en ölümcül komplikasyonu; pileflebit

.

.

26-Zaman zaman kolik tarzında abdominal ağrısı olan 20 yaşındaki bir hastada çekilen ince bağırsak grafisinde poliplere sekonder intussepsiyon görülmüştür. Yapılan rektoskopik incelemede rektumda da polip bulunan hastanın fizik muayenesinde yüz ve perianal bölgesinde pigmentasyon ve karın bölgesinde hassasiyet saptanmıştır.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Klasik tip ailevi polipozis

B) Juvenilpolipozis sendromu

C) Gardner sendromu

D) Turcot sendromu

E) Peutz-Jeghers sendromu

.

Cevap: E

Hemartamatöz (juvenil) polipler kendileri malinleşmezler. Hemartamatöz polipozislere (100’den fazla polip) bakıldığında en sık görülen üyesi Peutz-Jeghers sendromudur. Peutz-Jeghers sendromu muko-kütoneal hiperpigmentasyon, intussepsiyon (invajinasyon), kanama, testis – over – pankreas – meme kanserleri daha sık görülen bir otozomal dominant geçişli ailesel polipozis sendromudur. Peutz-Jeghers ’te hamartamatöz polipler kendileri yine malignleşmezler, etraf sağlıklı doku malignleşir. Bu hastalıkta izole edilen gen STK-11 genidir. Peutz-Jeghers ’te polipler daha çok jejenumda bulunur. Bu sebeple hastalarda profilaktik kolektomi yapılmayabilir. Profilaktik kolektomi yapılmayan hastalar 1 – 3 yılda bir üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopisiyle takip edilmelidir. Diğer bir hamartamatöz polipozis olan familyal juvenil polipozis ise hemartamatöz poliplerin kendilerinin malignleştiği bir hastalıktır. Bu hastalıkta profilaktik kolektomi önerilir. Bir diğer hemartamatöz polipozis PTEN geninin pozitif olduğu Cowden sendromudur. Cowden sendromu her üç germ yaprağında hamartomların görüldüğü hemartamatöz polipozistir. Patognomonik cilt bulgusu ağız kenarında sık görülen trişellomadır. Bu sendromda aynı Peutz-Jeghers ’te olduğu gibi tiroid ve meme kanseri sıklığı artmıştır. Bir diğer hemartomatöz polipozis Cronkite-Canada sendromudur. Cronkite-Canada sendromu ailesel geçişi olmayan ve kanser riski olmayan tek polipozistir. Soruda Peutz-Jeghers sendromu sorulmaktadır.

.

.

27-Aşağıdaki portal hipertansiyon sebeplerinden hangisi masif Asit’ e neden olmaz?

A) Graft versus host hastalığı

B)  Konstriktif perikardit

C)  Budd-chiari sendromu

D) Veno-okluzif hastalık

E)  Konjestif kalp yetmezliği

.

Cevap: A

Sinüzoid sonrası patolojiler masif assite neden olurlar. Graft versus host hastalığı presinüzoidal patolojidir.

.

.

28-Safra taşı ileusu görülen hastalarda safra taşları en sık hangi bölgeyi tıkarlar?

A) Pilor

B)  Duodenum

C)  Jejenum

D) Terminal ileum

E)  Sigmoid kolon

.

Cevap: D

Safra taşı ileusu en sık terminal ileumda tıkanmaya neden olur.

.

.

29-Aşağıdakilerden hangisi primer sklerozan kolanjit ile ilgili yanlıştır?

A) Sekonderbilier sirozun en sık sebebidir

B)  Ülseratif kolit ya da retroperitonel fibrozis’i alanlarda daha sık görülür

C)  ERCP’de göller zinciri ya da tespih tanesi dizilimi görülür

D) Erkeklerde sıktır ve tanısı ERCP ve karaciğer biyopsisi ile konulur

E)  Primer sklerozan kolanjit; ülseratif kolit zemininde görülüyorsa total kolektomiden sonra geriler.

.

Cevap: E

Primer Sklerozan Kolanjit

Sekonder bilier sirozun en sık sebebidir. Erkeklerde sıktır. 50 yaş civarında sarılık ile başvuran hastalar sık görülür. ERCP ve karaciğer biyopsisi ile tanı konulur. PSK’in sebebi ülseratif kolit ise total kolektomiden sonra hastalık ilerleyebilir. ERCP’de göller zinciri ve tespih tanesi dizilimi görünümleri elde edilir.

.

.

30-Hemobilianın tanısında ve tedavisinde en değerli yöntemler hangi şıkta doğru eşleştirilmiştir?

Tanıda en iyi yöntem Tedavide en iyi yöntem
A USG Anjiografi
B BT USG
C MRCP ERCP
D Anjiografi Cerrahi
E Verografi ERCP

.

Cevap: D

Hemobilianın tanısında ilk USG, tanıda en değerli olan anjiografidir. Tedavide ilk önce anjiografi ile papaverin enjeksiyonu denenir, eğer bu yöntem başarılı olmazsa en iyi yöntem cerrahidir.

.

.

31-Aşağıdakilerden hangisi akut pankreatitte kötü prognoz göstergesidir?

A) Yüksek serum amilaz düzeyi

B)  Glukozüri

C)  Azalmış serum kalsiyum düzeyi

D) Yüksek idrar amilaz düzeyi

E)  Uzamış pıhtılaşma zamanı

.

Cevap: C

Akut pankreatitte hiperkalsemi sebep, hipokalsemi kötü prognostik sonuçtur. Kan kalsiyum düzeyi 48. saatte 8 mg/dl nin altındaysa bu Ranson kriterlerine göre kötü prognostik değerdir.

Ranson Kriterleri  
Kabulde 48 saatte
Non–bilier pankreatit
Yaş > 55 Azalma Hct > 10%
Lökosit > 16.000 Artış ürede > 5 mg/dl
Glukoz > 200 mg/dl Ca++ < 8 mg/dl
LDH > 350 U/L pO2 < 60 mmHg
AST > 250 u/L Baz defisitii > 4 mM
Sıvı defisiti > 6 L
Bilier pankreatit
Yaş > 70 Azalma Hct > 10%
Lökosit > 18.000 Artış ürede > 2 mg/dl
Glukoz > 220 mg/dl Ca++ < 8 mg/dl
LDH >400 U/L Baz defisiti > 5 mM
AST >250 u/L Sıvı defisiti > 4 L

Mortalitenin Görülme Tahmininde Ranson Kriterleri:

0-2  kriter = 2%

3 veya 4 = 15%

5 veya 6 = 40%

7 veya 8 = 100%

.

.

32-Aşağıdakilerden hangisi pankreas kanseriyle ilgili yanlıştır?

A) %90 ekzokrin %10 endokrin tümörler görülür

B)  Ekzokrin en sık tümör; duktal adenokarsinomlardır ve pankreas başında görülürler

C)  Pankreas korpus tümörleri, baş tümörlerinden daha kötü prognostiktirler

D) Hastaların çoğunluğunda kilo kaybı tespit edilir

E)  Pankreas kanserlerinin oluşumunda K. RAS, P16, P53 ve BRCA2 genleri rol almaz

.

Cevap: E

Pankreas Kanseri Gelişiminde Rol Olan Genler

K-ras, CERB – B2, P53, P16, DPC4, BRCA2. Pankreas korpus tümörleri en kötü prognozlu kanserlerdir ve pankreas baş tümörlerinden de daha kötü prognozludurlar.

.

.

33-Splenektomi sonrası aksesuar dalak bırakılması aşağıdaki hastalıklardan hangisinin tedavisinde başarısızlığa neden olur?

A) Lösemi

B)  Dalak tümörü

C)  Metastatik tümör varlığı

D) Dalak kist hidatiği

E)  İdyopatik trombositopenik purpura

.

Cevap: E

Kronik İTP’de dalak dokusu tamamen çıkarılmalıdır. Aksesuar dalak geride kalırsa trombositopeni devam eder. İTP’de splenektominin başarı oranı %75’tir. Her 4 hastadan 3’ü splenektomiden sonra düzelir. Travma dışında İTP splenektominin en sık ikinci endikasyonudur.

.

.

34-Kapak replasmanı nedeniyle kumadin kullanan bir hastada sağ alt kadranda ani başlayan karın ağrısı oluşuyor. Rektus hematomu olduğu düşünülen bu hastada aşağıdaki bulgulardan hangisi tanıyı destekler?

A)Psoas bulgusu

B)Obturator bulgusu

C)Fothergill bulgusu

D)Rovsing bulgusu

E)Dunphy bulgusu

.

Cevap: C

Rektus kılıf hemotomlarında hasta oturduğunda; sağ alt kadrandaki ağrı ve şişlik devam eder. Bunun adı Fothergill bulgusudur.

.

.

35-Kolesistolitiyaz şüphesinde yapılması gereken en duyarlı görüntüleme yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

A)   Oral kolesistografi

B)   İntravenöz kolesistografi

C)   Perkütan transhepatik kolanjiyografi

D)   Bilgisayarlı tomografi

E)    Ultrasonografi

.

Cevap: E

Kolesistolitiyazis safra kesesindeki safra taşıdır. Safra taşında ilk yöntem ve tanıda en duyarlı yöntem USG’dir. Akut kolesistitte ilk yöntem USG, tanıda en duyarlı yöntem hida sintigrafisidir.

.

.

36-Amebik karaçiger apsesine neden olan parazit aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Entamoeba histolytica

B)    Echinococcus alveolaris

C)    Echinococcus granulosus

D)    Trypanosoma cruzi

E)     Leishmania donovani

.

Cevap: A

Amebik karaciğer apsesine neden olan mikraorganizma; Entamoeba histolytica’dır. Kanlı mukuslu ishal yapar ve tedavi edilirse Amebik karaciğer absesine dönüşebilir. Amebik karaciğer absesi sağ üst kadran ağrısı, likositoz ve ateş oluşturan bir tablodur.

.

.

37-Erişkenlerde septik şokun tedavisinde aşağıdaki komplikasyonlardan hangisi en sık görülür?

A)    Postresusitasyon letal anemi

B)    Sekonder abdominal kompartman sendromu

C)    Reperfüzyon hasarı

D)    Hiperkloremik asidemi

E)     Vazokonstriktör ajanlara bağlı organ hasarı

.

Cevap: E

Erişkinlerde Septik Şok Tedavisi

IV sıvı, antibiyotik, (+) introplar (vazokonstriktörler), drotrecogin alfa, kan şekeri regülasyonu, kartikosteroid tedavisi. Bu tedaviler esnasında en sık görülen komplikasyon vazokonstriktör ajanlara bağlı organ hasarıdır.

.

.

38-Gastroözofajeyal reflüsü olan bir hastada, antireflü ameliyat endikasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hiatal herni varlığı

B) Ciddi özofajeyal hasar

C) Eşlik eden gastrik boşalım güçlüğü

D) Özofagus peristaltizm yetersizliği

E) Artmış özofajeyal sfinkter basıncı

.

Cevap: B

GÖR Hastalığında Antireflü Ameliyatı Endikasyonları

Genç hasta, ileri derecede özofagus hasarı olan asemptomatik özofajitli hastalar, barret özofagusu, özofageal striktür (ciddi hasar).

.

.

39-Aşağıdakilerden hangisi, kolon kanseri gelişiminde rol oynayan onkogenlerden biridir?

A)    K-ras

B)    p53

C)    RB

D)    APC

E)     DCC

.

Cevap: A

Kolon kanserini oluşturan genlerden sadece k-RAS onkogendir. Diğerleri tümör süpresör genlerdir.

.

.

40-Kapsül endoskopi, aşağıdaki bölgelerin hangisinden kaynaklanan kanamaların tanısında daha sık kullanılır?

A)    Özofagus

B)    Mide

C)    Duodenum

D)    İnce bağırsak

E)     Kolon

.

Cevap: D

Özofago-gastro-duodenoskopi; özofagus, mide ve duodenumu gösterir. Kolonoskopi; rektum, anal kanal ve kolonu gösterir. Kamsül endoskopi; endoskopik olarak ulaşılamayan ince barsakları gösterir.

.

.

41-Asemptomatik primer hiperparatiroidizmi olan bir hastada aşağıdakilerden hangisi ameliyat endikasyonlarından biri değildir?

A)    Serum kalsiyum düzeyinin normalin 1mg/dL üzerinde olması

B)    Kreatin klirensinin %30azalması

C)    Ürolitiyaz varlığı

D)    İdrarda kalsiyum atılımının 100mg/gün üzerinde olması

E)     Hasta yaşının 50’nin üzerinde olması

.

Cevap: E

Primer Hiperparatiroidide Ameliyat Endikasyonları

Semptomatik (kaşıntı, kemik ağrısı), komplikasyon (böbrek taşı, safra taşı, ülser, HT, panktit), asemptomatik laboratuar bulguları, kan Ca/mg/dl artışı, 24 saatlik idrarda Ca’un 400mg/dl nin üstünde oluşu, kreatinin kleransindeki azalmanın %30 ve üzerinde oluşu, kemik dansitometrisinde t skorun -2,5’un üzerinde oluşu (-2,6…) (osteoporoz).

.

.

42-Gastrointestinal sistemde duplikasyon en çok aşağıdakilerden lokalizasyonlardan hangisinde görülür?

A)    Duodenum

B)    Jejunum-İleum

C)    Mide

D)    Kolon

E)     Rektum

.

Cevap: B

.

.

43-On beş-yirmi beş yas arasındaki kadınlarda aşağıdakilerden hangisi en sık görülür?

A)    Fibrokistik hastalık

B)    Galaktosel

C)    Fibroadenom

D)    Basit kistler

E)     Fibröz öastopati

.

Cevap: C

15-25 yaş arasındaki kadınlarda memede en sık lezyon fibroadenomdur. Tüm kadınlarda yaş belirtilmeden en sık meme lezyonu sorulduğunda fibrakistler olarak Cevap değişecektir.

.

.

44-Karaciğerde transplantasyon sonrası erken postoperatif mortalitede en sık sorumlu komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Primer karaciğer yetmezliği

B)    İntraabdominal kanama

C)    Vasküler tromboz

D)    Safra sızıntısı

E)     Enfeksiyon

.

Cevap: E

Çok tartışmalı bir soru, sorunun cevabı Sabiston’a göre Enfeksiyon ancak Shchwartzs’a göre solunum yolu patolojileri en sık mortaliteden sorumlu patoloji. Şıklar değerlendirildiğinde Cevap E olarak karşımıza çıkıyor.

.

.

45-Ağrısız kitle nedeniyle başvuran 42 yaşındaki kadın hastanın öyküsünde tiroid bezinde yaklaşık 2 ay önce büyüme olduğu öğreniliyor. Fizik muayenede yaklaşık 2 cm çaplı sert tiroid nodülü saptanıyor. İlk yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir?

A)    PET-Bilgisayarlı tomografi

B)    Tiroid otoantikorlarının seviyesinin ölçülmesi

C)    Tiroid sintigrafisi

D)    İnce iğne aspirasyon biyopsisi

E)     Bilgisayarlı tomografi

.

Cevap: D

Nodülde tirotoksikoz varsa ilk TFT yoksa ilk İİAB yapılması gerekmektedir.

.

.

46-Hiler kolanjiokarsinoma bağlı sarılık gelişmiş bir hastada aşağıdakilerden hangisi beklenmez?

A)    Açık renkli dışkı

B)    Alkalen fosfataz yüksekliği

C)    Safra kesesi hidropsu

D)    Koyu renkli idrar

E)     Konjuge bilirubin yüksekliği

.

Cevap: C

.

.

47-Burun kılları yanmış orofarinkste kurum artıkları bulunan yüz ve boyunsa 3. derece yanıkları solunum sıkıntısı olan bir hastanın yanık merkezine naklinden önce aşağıdakilerden hangisi en hayati girişimdir?

A)    Geniş damar yolları açılıp sıvı resusitasyonuna başlanması

B)    Nazogastrik dekompresyon yapılması

C)    Endotrakeal entübasyon

D)    Üriner kateterizasyon

E)     Antibiotik ve tetanoz profilaksisi

.

Cevap: C

Bu hastada ilk yapılması gereken kalıcı hava yolunun açılmasıdır. Hava yolu endotrakeal entubasyon ile açılır.

.

.

48-Aşağıdakilerden hangisi pilor stenozunda görülen metabolik bozukluklardan biri değildir?

A)    Hipopotasemi

B)    Hipokalemik metabolik alkaloz

C)    İdrarda potasyum atılımında artış

D)    Hipokloremi

E)     Paradoksal asidüri

.

Cevap: C

Soru teknik ve yapısal olarak hatalıdır çünkü şıkların hepsi pilor stenozunda görülür.

.

.

49-Sepsiste ortaya çıkan hiperglisemide aşağıdakilerden hangisinin katkısı yoktur?

A)    Glukagon

B)    TSH

C)    Katekolaminler

D)    Glukokortikoidler

E)     Tümör nekrozis faktör

.

Cevap: B

Soruda kontra-insüliner hormonlar ve buna bağlı hiperglisemi etkisi sorulmaktadır. Glukagon, ketokolaminler, glikokortıkoıdler ve GH travmada artarlar ve hiperglisemiye neden olurlar. TNF alfa da travmada artar ve hiperglisemiye katkısı vardır. Ancak travmada oluşan hiperglisemide TSH’ın etkisi yoktur.

.

.

50-Çoklu travması olan çocuk hastalarda en sık görülen şok tipi aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Obstrüktif

B)    Kardiyojenik

C)    Septik

D)    Hipovolemik

E)     Nörojenik

.

Cevap: D

Cerrahide en sık görülen şok hipovolemik şoktur. Çocuk ve yetişkinde multiple travma varlığında en sık görülen şok hipovolemik şoktur.

.

.

51-Ameliyat sonrası ilk 48 saatte görülen ateşin en sık nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

A)   Yara enfeksiyonu

B)   Atelektazi

C)   Üriner enfeksiyon

D)   Akut tromboflebit

E)    Akciğer embolisi

.

Cevap: B

Ameliyat sonrası ilk 0-72 saat ateş; atelektazi. Ameliyat sonrası 4-5 günde ateş; yara yeri enfeksiyonu. Ameliyat sonrası 7-10 günde ateş; anastomoz kaçağı düşündürmelidir.

.

.

52-Aşağıdaki durumlardan hangisi bikarbonat atılımının bozulmasına bağlı metabolik alkalozdan sorumludur?

A)    İdrarda klorür atılımının 20 mEg/L’nin üzerinde olması

B)    Masif kan tranfüzyonu

C)    Gastrik sıvı ile klor kaybı

D)    Aldosteron fazlalığı

E)     Glomerüler filtrasyon azlığı

.

Cevap: E

Zor bir soru; böbrek yetmezliği olanlarda HCO3 (bikarbonat) atılımının bozulmasına bağlı metabolik alkaloz görülür. Şıklar içinde böbrek yetmezliğine uyan şık glomerüler filtrasyon azlığıdır.

.

.

53-Aşağıdakilerden hangisinde T dalgalarında sivrileşme, uzamış PR intervali, geniş QRS ve ventriküler ektopik atımlar gözlenir?

A)    Hiperkalsemi

B)    Hipermagnezemi

C)    Hiperkalemi

D)    Hipernatremi

E)     Hiperfosfatemi

.

Cevap: C

.

.

54-Penetran karın yaralanmalarında en sık yaralanan organ aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Karaciğer

B)    Mide

C)    Kalın bağırsak

D)    İnce bağırsak

E)     Böbrek

.

Cevap: D

Batında yaralanan organlar travma başlığından sık sorulur. Travmada batında en sık yaralanan organlar; Künt travmada; dalak. Penetran travmada; incebarsak. Hem künt hem de penetran yaralanmada en sık yaralanan ikinci organ karaciğerdir.

.

.

55-Rotter lenf nodülleri vücudun hangi bölgesinde bulunur?

A)    Boyun

B)    İnguinal

C)    Aksilla

D)    Retroperitoneal

E)     Mediasten

.

Cevap: C

.

.

56-Karın ön yüzündeki delici-kesici alt yaralanmasında aşağıdaki tanısal peritoneal lavaj bulgularından hangisi pozitif olarak kabul edilir?

A)    Eritrosit sayısı 10.000 /ml

B)    Lökosit sayısı 1000/ml

C)    Amilaz düzeyi 10IU/L

D)    Alkalen fosfataz düzeyi 1,5 IU/L

E)     Billirübin düzeyi 0,005 mg/Dl

.

Cevap: B

Pozitif Diagnostik Peritoneal Lavaj Bulguları

Eritrosit >100.000/ml, lökosit >500/ml, amilaz >19IU/lt, ALP >2 IU/lt, bilürübin 0,01 mg/dl üzerinde olmasıdır. Bu kriterlerden birinin bile pozitif olması laparotomi endikasyonudur.

.

.

57-Akut böbrek yetmezliğinde aşağıdaki elektrolit bozukluklarından hangisinin görülme olasılığı en düşüktür?

A)    Hipokalsemi

B)    Hiperkalemi

C)    Hiponatremi

D)    Hipomagnezemi

E)     Hiperfosfatemi

.

Cevap: D

.

.

58-Kuadrat lob (segment 4) karaciğerin hangi segmentini tanımlar?

A)    Sol anterior lateral segment

B)    Sol posterior lateral segment

C)    Sol medial segment

D)    Sağ posterior lateral segment

E)     Sağ anterior medial segment

.

Cevap: C

Karaciğer Segmentleri

1950 yılında fransız Caunaud tarafından saat yönünde 8 ayrı segment olarak adlandırılmıştır. Sol lob; medial (4a-4b) ve lateral (2-3). Sağ lob; posterior (6-7) ve anterior (5-8) olarak ayrılmaktadır.

.

.

59-Memenin intraduktal papillomu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A)    Kanlı meme başı akıntısı yapabilirler

B)    Multiple olabilirler

C)    Düşük oranda kitle şeklinde palpe edilebilirler

D)    Tedavide duktus ile birlikte eksizyon uygulanır

E)     Yüksek malignite riski taşırlar

.

Cevap: E

İntraduktal Papillom

Patolojik meme başı akıntısının en sık sebebidir. Multiple olabilir,  genelde kitle yapmaz ama düşük oranda kitle palpe edilebilir. Tedavisi cerrahi eksizyonudur. Malignite riski yoktur ancak etraf dokuda düşük malinite riski artışı yaptığından çıkarılması önerilir.

.

.

60-Tüm meme kanserli kadınların yaklaşık yüzde kaçında genetik faktörlerin etken olduğu tahmin edilmektedir?

A)    5-10

B)    15-20

C)    25-35

D)    45-55

E)     65-75

.

Cevap: A

.

.

61-Aşağıdakilerden hangisi iyi diferansiye tiroid kanserleri için prognostik açıdan yüksek risk taşır?

A)    Hastanın erkek olması

B)    Hastanın 40 yaşın altında olması

C)    Tümörün metastaz yapmamış olması

D)    Tümörün 2 cm den küçük olması

E)     Tümörün intratiroidal olması

.

Cevap: A

İyi Diferansiye (Papiller-Foliküler Tiroid Kanserleri) Tiroid Kanserlerinde İyi Prognastik Faktörler

Yaş (50 yaşından küçük olmak iyi prognostiktir), cinsiyet (bayan olmak iyi prognostiktir) tümör boyutu (tümörün 2 cm den küçük olması iyi prognozu gösterir), tümör invazyonu (tümörün tiroidi veya kapsülü aşması kötü prognostiktir), metastaz (uzak metastaz kötü prognozu gösterir).

.

.

62-Feokromositoma tanısı konulmasında en duyarlı ve özgül test aşağıdakilerden hangisidir?

A)    İdrar vanililmandelik asit (VMA) düzeyi

B)    Fraksiyone idrar katekolamin düzeyi

C)    Klonidin supresyon testi

D)    Kromogranin A

E)     Plazma ve idrar metanefrin düzeyleri

.

Cevap: E

Feokromasitoma %10’lar tümörüdür. Feokromositomada tanıda en değerli laboratuvar testi metanefrindir Feokromasitomada taramada kullanılan test ise VMA’dır (valin mandalik asit). Feokromasitomanın görüntülenmesinde en değerli tetkik ise MİBG sintigrafisidir.

.

.

63-Kronik anemi, oral mukozada atrofi, disfaji ve özofagusta darlık ile karakterize sendrom aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Mallory-Weiss sendromu

B)    Plummer-Vinson sendromu

C)    Turcot sendromu

D)    Zollinger-Ellison sendromu

E)     Cronkite-Canada sendromu

.

Cevap: B

Plummer-Vinson (Peterson-Brown-Kelly) Sendromu

60 yaşında bayan hasta anamnezi ile hasta gelir. Kronik Fe eksikliği anemisi yapar. Özefagusta post-krikoidal Web ve buna bağlı olarak darlık ve disfaji oluşturur. Oral mukozada atrofi yapar. Tedavi edilmezse squamöz hücreli özefagus kanseri yapar. Tedavi; demir tedavisiyle kansere engel olan hastalık olarak geçer.

.

.

64-Barrett özofagusu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A)    Tanısı endoskopi ve biyopsi ile konulur

B)    Özofagus kanseri gelişme riski 40 kat artmıştır

C)    Bir yılda hastaların %10’unda kanser oluşur

D)    Hastaların % 70’inden fazlası erkektir

E)     Oluşumunda yetersiz alt özofagus sfinkteri varlığı önemli rol oynar.

.

Cevap: C

Barret özefagusu İrlandalı bilim adamı Norman Barret tarafından 1950 yılında bulunmuştur. Bir geri dönüşsüz metaplazidir. Özefagus kanseri riski 40 kat artmıştır. Erkeklerde daha sık görülür. Reflüye bağlı yani yetersiz alt özefagus sfinkter basıncına bağlı oluşur. Hastalardan her yıl % 1 inde kanser gelişir.

.

.

65-Aşağıdaki erken mide kanseri tiplerinin hangisi polipoid biçimdedir?

A)    Tip I

B)    Tip IIa

C)    Tip IIb

D)    Tip IIc

E)     Tip III

.

Cevap: A

Mide Kanseri Tiplerinde Bormann Sınıflaması

Tip I: polipoid.

Tip II: keskin sınırlı ülsere karsinomlar.

Tip III: ülsere-infiltratif.

Tip IV: diffüz infilratif (Linitis plastika).

.

.

66-Bilirübin değerleri 10 mg/dL üzerinde ve muayenesinde safra kesesi hidropik (palpabl) olan hastalarda aşağıdakilerden hangisi düşünülmelidir?

A)    Klatskin tümörü

B)    İntrahepatik taş

C)    Sistik kanalda taş

D)    Koledok distal tümörü

E)     İntrahepatik kolanjiyokarsinom

.

Cevap: D

Billirübin yüksekliği ile birlikte safra kesesinin hidropik olması ve ele gelmesi (palpable) periampuller kanserleri düşündürmelidir. Periampuller kanserler; pankreas başı (en sık) (en kötü), ampulla vateri (en iyi), distal koledok tümörü, duodenum 2.kıta tümörü.

.

.

67-Tam (komplet) intestinal tıkanmaların tanısında kullanılan aşağıdaki tanı yöntemlerinden hangisinin duyarlılığı ve özgüllüğü en yüksektir?

A)    Bilgisayarlı tomografi

B)    Direkt karın grafisi

C)    Abdominal ultrasonografi

D)    İnce bağırsak pasaj grafisi

E)     Kolon grafisi

.

Cevap: A

İntestinal obstrüksiyonda ilk görüntüleme yöntemi ayakta boş batın grafisidir. En iyi görüntüleme yöntemi bilgisayarlı tomografidir.

.

.

68-Kolon kanseri gelişiminde normal epitelin displastik epitele dönüşümünü hangi gen mutasyonu başlatır?

A)    p53

B)    K-ras

C)    DCC

D)    APC

E)     hMSH2

.

Cevap: D

Kolon kanseri gelişiminde K-ras onkogen, diğerleri ise tümör süpresör gendirler. En sık bulunan kolon kanser geni P 53’tür.

.

.

69-Aşağıdaki perianal fistül tiplerinden hangisi en sık görülür?

A)    Trans-sfinkter fistül

B)    Supra-sfinkterik fistül

C)    Ekstra-sfinkterik fistül

D)    Supralevator fistül

E)     İnter-sfinkterik fistül

.

Cevap: E

En sık görülen fistül intersfinkterik fistüldür ve en sık perianal abse drenajına sekonder gelişir.

.

.

70-Cerrahi hastalarında kanamaya neden olan en önemli hematolojik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Homozigot faktör V Leiden mutasyonu

B)    Antifosfolipid sendromu

C)    Von Willebrand hastalığı

D)    Trombositopeni

E)     Hemofili

.

Cevap: D

Cerrahi hastalarda kanamaya neden olan en önemli hematolojik bozukluk trombositopenidir. Trombositopeni, trombosit sayısının 100.000 mm3 ‘den düşük olmasıdır. Cerrahi hastalarda trombosit sayısı, ameliyata girmeden önce mutlaka değerlendirilmeli ve İTP benzeri trombositleri yıkan bir hastalık olmadıkça replasman yapılmalıdır. Replasman yapılırken verilen her ünite trombosit verilen hastada 5000-10.000 mm3 trombosit artışına neden olur. Trombositopeni bekleyen banka kanında trombosit sayısı azaldığı için masif transfüzyonlarda da görülebilir.

.

.

71-Yara iyileşmesi sırasında yaranın sağlamlığını sağlayan en önemli komponent aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Hiyalüronik asit

B)    Elastin

C)    Proteoglikanlar

D)    Fibrin

E)     Kollajen

.

Cevap: E

Yara iyileşmesi hemostaz basamağıyla başlar. Ardından nötrofil ve makrofajların yara yerine gelmesiyle inflamasyon basamağı gerçekleşir. İnflamasyon basamağında makrofajlar tarafından salınan TGF-β proliferasyon (fibroplazi) basamağını başlatarak fibroblastları yara bölgesine çeker ve PDGF fibroblastları yaranın merkezine çekerek kollajen sentezinin artışını sağlar. Yarada 10. saatte üretilmeye başlanan kollojen tip-1 kollajendir ve en çok 4. günden itibaren prolifersayon basamağında sentez gerçekleşir. Yine yarada normal vücutta bulunduğu orandan daha fazla miktarda bulunan kollojen ise tip-3 kollajendir. Kollajen yara iyileşmesinde yaranın sağlamlığını sağlayan en önemli komponenttir.

.

.

72-Aşağıdakilerden hangisi hücre dışı sıvı volümü fazlalığında gözlenen bulgulardan biri değildir?

A)    Ortostatik hipotansiyon

B)    Pulmoner ödem

C)    Kalp debisinde artma

D)    Santral venöz basınçta artma

E)     Gallop ritmi

.

Cevap: A

Hipervolemi ekstrasellüler sıvı artışıyla karakterize bir patolojidir. En sık sebebi iatrojeniktir. Hipervoleminin tansiyon üzerine etkisi genellikle vücut tarafından kompanse edildiği için hastalar normotansif’tirler, aşırı hipervolemilerde ise intravasküler volüm aşırı artacağından damar yatağında oluşan basınç artar ve hipertansiyon beklenilir. Ortostatik hipotansiyon ve ortostatik taşikardi hiponatremi ve hipovolemide beklenilen bulgulardır.

.

.

73-Kostik maddeyi yanlışlıkla içen 10 yaşındaki kız çocuğunun tedavisinde aşağıdakilerden hangisinin yapılması sakıncalıdır?

A)    İlk 1 saat içinde nötralizan ajanların kullanılması

B)    Alkali maddelerin nötralizasyonu için yarı sulandırılmış limon veya portakal suyu kullanılması

C)    Asit maddelerinin nötralizasyonu için sodyum bikarbonat kullanılması

D)    Kusturma yapılmaması

E)     Nütrisyon için jejunostomi yapılması

.

Cevap: C

Bu soru zor bir soru, asit maddelerin ilk 1 saat içinde nötralizasyonu mümkündür ancak bu işlem sodyum bikarbonat ile yapılmamalıdır. Bunun dışında koroziv madde yutan hastalara Nazo-gastrik tüp takılmamalı, hasta kusturulmamalıdır. Hastaya antibiyotik, analjezik ve IV hidrasyon başlanmalıdır.

.

.

74-Aşağıdaki meme kanseri histopatolojik tiplerinden hangisinin prognozu en iyidir?

A)    İnflamatuvar karsinom

B)    Medüller karsinom

C)    Duktal karsinom

D)    Lobüler karsinom

E)     Papiller karsinom

.

Cevap: E

Meme kanseri %99 oranında kadınlarda görülen ve genellikle üst dış kadranda olan bir kanserdir. Dünya üzerinde kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseridir. Meme kanseri özellikle aksiller lenf nodu metastazı yapmayı sever, aksiller lenf nodu metastazı meme kanseri için en önemli prognostik faktördür. Meme kanseri alt grup tiplere bakıldığında karşımıza en sık invaziv duktal karsinom olarak çıkar. İnvaziv duktal karsinom en kötü prognozlu meme kanseridir. İnvaziv duktal karsinom alt tiplerine bakıldığında; infiltratif duktal (skiröz), medüller, musinöz (kolloid), papiller ve tübüler olarak adlandırılır. En kötü olan infiktratif duktal, en iyi olanlar ise tübüler ve papillerdir.

.

.

75-Otuz yaşında bir erkek hastada, tiroidin sol lobunda, ötiroid olan, büyük, sert, soliter bir nodül saptanması durumunda en uygun tedavi aşağıdakilerden hangisidir?

A)     Radyoaktif iyot verilmesi

B)     Radyoterapi uygulanması

C)     Cerrahi tedavi

D)     Tiroksin verilmesi

E)      Tiroid stimüle edici hormon supresyonu

.

Cevap: C

Tiroidte tek, sert, fikse, soğuk, ötiroid ve büyük nodüller kanser olma ihtimali yüksek olan nodüllerdir. Soruda nodülün tiroid hormonlarının seviyesini değiştirmediği ötiroidizm ile belirtilmiştir. Bu yüzden hastada nodülün hipertiroidiye sebep olan toksik nodüller guatr ya da toksik multinodüler guatr olmadığı düşünülmeli ve sintigrafi ve radyoaktif şıkları elenmelidir. TSH süpresyonu ve tiroksin verilmesi ince iğne aspirasyon biyopsisinde malignite tespit edilmeyen veya şüpheli olarak değerlendirilmeyen nodüllerde kullanılabilecek bir yöntemdir. Soruda nodülün büyük, sert ve ötiroid olması kanser lehine düşünülebilir. Ve bu durumda Cevap cerrahi olabilir. Ancak soru kanaatimizce teknik olarak yetersiz bilgi içermektedir.

.

.

76-Aşağıdakilerden hangisi, trafik kazası geçiren ve daha önce sağlıklı olan bir hastada hiperglisemi gelişmesine neden olan hormonlardan biri değildir?

A)         Adrenalin

B)         Kortizol

C)         Glukagon

D)         Tiroid hormonu

E)          Katekolaminler

.

Cevap: D

Travmaya endokrin yanıtta kontrainsüliner hormonlar olan adrenalin, noradrenalin (katekolaminler), glukagon ve kortizol artar. Bu artış hiperglisemiye neden olur. Travmaya yanıtta bifazik (önce azalıp, sonra artan) etki gösteren hormonlar insülin ve glukagondur. İnsülin artışına rağmen hipergliseminin varlığı insüline karşı gelişen rezistanstan dolayıdır. Tiroid hormonları (T3, Total T4, TRH) travmaya endokrin yanıtta azalırlar. Tiorid hormonlarından travmaya metabolik yanıtta değişmeyenler ise serbest T4 ve TSH’dır.

.

.

77-Aşağıdaki özofagus atrezisi tiplerinden hangisi en sık görülür?

A)         Fistül olmadan özofagus atrezisi

B)         Özofagus atrezisi + proksimal özofagusda özofagotrakeal fistül

C)         Özofagus atrezisi + distal özofagusda özofagotrakeal fistül

D)         Özofagus atrezisi + hem proksimal hem de distal özofagotrakeal fistül

E)          Özofagus atrezisi olmadan trakeoözofageal fistül

.

Cevap: C

Özefagus atrezisine en çok eşlik eden özofagotrakeal fistüldür. Patolojide atrezi genellikle distalde bulunur. Proksimal bölüm trakeaya fistülizedir.

.

.

78-Muscularis propria’ya invazyon yapmış olan ve 12 adet bölgesel lenf nodülünde metastaz saptanan bir mide kanseri TNM sınıflamasına göre hangi evrededir?

A)     T1N1

B)     T2N1

C)     T2N2

D)     T3N2

E)      T3N3

.

Cevap: C

Mide kanserinde mukoza ve submukoza invazyonu T1, muskularis propria invazyonu T2, serozaya ulaşan tümör T3, serozayı aşan tümör T4 olarak değerlendirilmektedir. Lenf nodu metastazına bakıldığında midede 1 ile 6 lenf nodu metastazı N1, 7 ile 15 lenf nodu metastazı N2, 15 ’ten fazla lenf nodu metastazı ise N3 olarak değerlendirilir. Bu sorudaki mide rüptürdür. Bir kist hidatiğin safra yollarına açılabilmesi için kist içeriğinin laminer membranı aşması gerekir. Laminer kanseri muskularis propria invazyonu olduğu için T2, 12 adet lenf nodu tutulumu olduğu için de N2 olarak değerlendirilmiştir.

.

.

79-Karaciğer kist hidatiklerinin en sık görülen komplikasyonu aşağıdakilerden hangisidir?

A)         Süpürasyon (apseleşme)

B)         Safra yollarına rüptür

C)         İntraperitoneal rüptür

D)         Ampiyem

E)          Bronkoplevral fistül

.

Cevap: B

Karaciğer kist hidatiğinin en sık komplikasyonu safra yollarına membran aşıldığında kız vezikülleri safra yollarında tıkanmaya neden olarak sarılık oluşturabilir. Yine kız vezikülleri barsağa açıldığında ateş, allerji ve ürtiker yapabilir. Karaciğer kist hidatiğinin ikinci en sık komplikasyonu sekonder enfeksiyondur.

.

.

80-Aşağıdakilerden hangisi akut pankreatit nedenleri arasında yer almaz?

A)         Hipotiroidi

B)         Safra taşı

C)         Alkol

D)         Hiperlipidemi

E)          Malnütrisyon

.

Cevap: A

Akut pankreatit etyolojisine bakıldığında en sık sebep safra taşıdır. Diğer etyolojik faktörler alkol, hiperlipidemi, malnütrisyon, hiperkalsemi, anti kolinesteraz insektisitler, mikoplazma enfeksiyonları, kızamık enfeksiyonları ve otoimmünitedir. Hipertiroidi akut pankreatit yaparken, hipotiroidi yapmaz.

.

.

81-Aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisinin enfekte pankreatik nekroza yol açma olasılığı en düşüktür?

A)         Escherichia coli

B)         Bacteroides

C)         Chlamydia

D)         Staphylococcus

E)          Candida albicans

.

Cevap: C

Enfekte pankreatik nekroz tanısı bilgisayarlı tomografi eşliğinde alınan materyalin kültür ortamında üretilmesiyle konulan acil cerrahi endikasyonu gerektiren bir patolojidir. Akut pankreatitte Cullen, Gray Turner (akut hemorajik nekrotizan pankreatit) bulguları, pankreatik apse, enfekte nekroz ve genel durumu kötüleşen (ARDS) pankreatitler acil ameliyat edilmelidir. Enfekte pankreatit etyolojisine bakıldığında genellikle miks flora tespit edilir. Miks florada en çok izole edilen mikroorganizmalar E.coli, B.fragilis, Streptococcus, Staphylococcus ve Candida’lardır.

.

.

82-Aşağıdakilerden hangisi splenektomiden sonra gelişebilecek komplikasyonlardan biri değildir?

A)      Atelektazi

B)      Trombositopeni

C)      Subfrenik apse

D)      Sepsis

E)       İntraabdominal kanama

.

Cevap: B

Splenektomiden sonra görülen en sık komplikasyon sol alt lob atelektazisidir. İntraabdominal apseler genellikle subfrenik apse olarak karşımıza çıkarlar. Bu hastalarda sepsis, intraabdominal kanama, lökositoz ve trombositoz görülebilir. Trombositopeni beklenen bir komplikasyon değildir.

.

.

83-Zaman zaman kolik tarzında abdominal ağrısı olan 20 yaşındaki bir hastada çekilen ince bağırsak grafisinde poliplere sekonder intussepsiyon görülmüştür. Yapılan rektoskopik incelemede rektumda da polip bulunan hastanın fizik muayenesinde yüz ve perianal bölgesinde pigmentasyon ve karın bölgesinde hassasiyet saptanmıştır. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

A)     Klasik tip ailevi polipozis

B)     Juvenil polipozis sendromu

C)     Gardner sendromu

D)     Turcot sendromu

E)      Peutz-Jeghers sendromu

.

Cevap: E

Hemartamatöz (juvenil) polipler kendileri malinleşmezler. Hemartamatöz polipozislere (100’den fazla polip) bakıldığında en sık görülen üyesi Peutz-Jeghers sendromudur. Peutz-Jeghers sendromu muko-kütoneal hiperpigmentasyon, intussepsiyon (invajinasyon), kanama, testis, over, pankreas, meme kanserleri daha sık görülen bir otozomal dominant geçişli ailesel polipozis sendromudur. Peutz-Jeghers’te hamartamatöz polipler kendileri yine malignleşmezler, etraf sağlıklı doku malignleşir. Bu hastalıkta izole edilen gen STK-11 genidir. Peutz-Jeghers ’te polipler daha çok jejenumda bulunur. Bu sebeple hastalarda profilaktik kolektomi yapılmayabilir. Profilaktik kolektomi yapılmayan hastalar 1 – 3 yılda bir üst ve alt gastrointestinal sistem endoskopisiyle takip edilmelidir. Diğer bir hamartamatöz polipozis olan familyal juvenil polipozis ise hemartamatöz poliplerin kendilerinin malignleştiği bir hastalıktır. Bu hastalıkta profilaktik kolektomi önerilir. Bir diğer hemartamatöz polipozis PTEN geninin pozitif olduğu Cowden sendromudur. Cowden sendromu her üç germ yaprağında hamartomların görüldüğü hemartamatöz polipozistir. Patognomonik cilt bulgusu ağız kenarında sık görülen trişellomadır. Bu sendromda aynı Peutz-Jeghers ’te olduğu gibi tiroid ve meme kanseri sıklığı artmıştır. Bir diğer hemartomatöz polipozis Cronkite-Canada sendromudur. Cronkite-Canada sendromu ailesel geçişi olmayan ve kanser riski olmayan tek polipozistir. Soruda Peutz-Jeghers sendromu sorulmaktadır.

.

.

84-Bağırsağın hem getirici hem de götürücü anslarının aynı anda tıkanması sonucu gelişen mekanik intestinal obstrüksiyon tablosu aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Kapalı lup obstrüksiyonu

B)    Strangülasyonlu obstrüksiyon

C)    İnkarserasyonlu obstrüksiyon

D)    Paralitik ileus

E)     İnvajinasyon

.

Cevap: A

Barsaklarda hem getirici (afferent) hem de götürücü (efferent) kısmın tıkanması kapalı (lup) obstrüksiyon olarak adlandırılır ve acil ameliyat edilmelidir.

.

.

85-Ameliyat sonrası yara enfeksiyonu gelişiminde aşağıdakilerden hangisinin etkisi en azdır?

A)   Yaş

B)   Malnütrisyon

C)   Anemi

D)   Ameliyat öncesi hastanede yatış süresi

E)    Ameliyat süresi

.

Cevap: C

Anemi yara yeri enfeksiyonu riskini arttırır ancak etkisi düşüktür. Anemi, yara iyileşmesini bozmaz. Yaş, malnütrisyon, hastanede yatış süresi, ameliyat süresi, profilaktik antibiyotik tedavisi, çinko eksikliği, C vitamini eksikliği ve benzeri faktörler yara iyileşmesinde gecikmeye neden olurlarken yara efeksiyonu riskini de arttırabilirler.

.

.

86-Gövde ön yüzünün 2/3 ü ile sağ üst ekstremitenin tamamında üçüncü derece yanık ile getirilen normal yapıdaki bir erişkinde dokuzlar kuralına göre yanık yüzdesi kaçtır?

A) 9

B) 13

C) 17

D) 21

E) 25

.

Cevap: D

Yanık yüzdesi hesaplanırken vücutta dokuzlar kuralı uygulanır. Bu soruda gövdenin ön yüzünün 2/3’ü (%18 x 2/3 = %12) ve sağ üst ekstremitenin (%9) tamamında 3. Derece yanık olduğu ifade edilmiştir. Hastanın yanık yüzdesi %21’dir. Yanık yüzdesini hesaplamak, yanıklı hastalarda verilmesi gereken sıvı miktarının modifiye Parkland formülü ile hesaplanmasında çok değerlidir. Bu hastanın 24 saat içinde alması gereken sıvı; 4 x vücut ağırlığı x yanık yüzdesidir. Bu hesaplamanın sonucunda elde edilen rakamın yarısı ilk 8 saat içinde kalan yarısı ise ikinci 16 saat içinde ringer laktat solüsyonu şeklinde verilmelidir.

.

.

87-Travmaya endokrin Cevapta aşağıdakilerden hangisi görülür?

A)     Glukagon salınımında azalma

B)     Aldosteron salınımında artma

C)     Vazopresin salınımında azalma

D)     İnsülin salınımında artma

E)      Tiroksin salınımında artma

.

Cevap: B

Soru ifade eksikliği taşımaktadır. Travmaya endokrin Cevapta glukagon ve insülin bifazik hormonlardır. Bu hormonlar başlangıçta artarlarken geç dönemde azalırlar. Bunun dışındaki hormonların çoğu artar. Tiroid hormonları serbest T4 ve TSH hariç azalırken bu iki hormon sabit kalır. Bu soruda en doğru bulunmalıdır ve aldesteron salınımını her zaman arttığı için Cevap B dir. Travmada artanlar; CRH, ACTH, kortizol, MİF, GH, PRL, endorfin-enkafalin, ADH, ADR-NADR, aldosteron. Travmada azalanlar; tiroid (Trh, T3, TT4), insülin (bifazik), glukagon (bifazik). Travmada sabit kalanlar; FT4, TSH.

.

.

88-Ameliyat edilecek olan bir hastada derin ven trombozu profilaksisi için ameliyat öncesinde aşağıdaki antikoagülanlardan hangisinin kullanılması uygun değildir?

A)     Tinzaparin

B)     Enoksaparin

C)     Warfarin

D)     Dalteparin

E)      Nadroparin

.

Cevap: C

Hastanelerde önlenebilen ölümlerin en sık sebebi pulmoner embolidir ve pulmoner embolinin en sık sebebi DVT’dir. DVT’yi önlemenin en önemli yolu DMAH’ları kullanmaktır. Başlıca DMAH’ler; tinzaporin, daltaporin, evraksoporin’dir. DVT oluştuktan sonra kullanılmaları önerilmemektedir.

.

.

89-Aşağıdakilerden hangisi, erken postoperatif dönemde akciğerlerde görülen en önemli komplikasyondur?

A)      Atipik pnömoni

B)      Bronşiektazi

C)      Atelektazi

D)      Amfizem

E)       Pnömotoraks

.

Cevap: C

Erken postoperatif dönemde akciğerlerde en sık komplikasyon atelektazidir. Ayrıca postoperatif ilk 72 saatteki ateşlerde atelektazi sorumludur.

.

.

90-Pulmoner embolinin en sık kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

A)   Vena cava inferior

B)   Alt ekstremite derin venleri

C)   Vena saphena magna

D)   Vena saphena parva

E)    İnnominate ven

.

Cevap:  B

.

.

91-Aşağıdakilerden hangisi emboli veya tromboz nedeniyle ekstremitede ortaya çıkan akut arter tıkanıklığının erken dönem semptom ve bulgularından biri değildir?

A)   Şiddetli ağrı

B)   Soğukluk

C)   Paralizi

D)   Solukluk

E)    Nabız alınamaması

.

Cevap: C

Emboli ya da tromboza bağlı akut arter tıkanıklığında sırasıyla; şiddetli ağrı, solukluk, soğukluk ve şişme, nabız yokluğu, duyu kaybı, paralizi şikâyetleri görülür.

.

.

92-Kadınlarda, 20-30 yaşlar arasında en sık görülen benign meme tümörü aşağıdakilerden hangisidir?

A)     Lipom

B)     İntraduktal papillom

C)     Leyomiyom

D)   Anjiyom

E)    Fibroadenom

.

Cevap: E

Kadınlarda yaş belirtmeden sorulduğunda memede en sık görülen benign lezyon fibrokisttir. Ancak 15-40 yaş grubu üretken kadında veya stromal kaynaklı tümör şeklinde sorulursa Cevap fibroadenomdur.

.

.

93-Tiroid papiller karsinomu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

A)   Tiroid sintigrafisinde soğuk nodül olarak görülür.

B)   Sıklıkla hipotiroidi ile birlikte görülür.

C)   Fibrovasküler stroma içerisinde kalsiyum birikintilerinin gözlenmesi karakteristiktir.

D)   Çapı 1.5 cm den küçük ise yinelenme olasılığı çok düşüktür.

E)    Sıklıkla multisentriktir.

.

Cevap: B

Tiroid kanserleri 999/1000 ötiroiddirler. Tiroid kanserlerinden sadece foliküler karsinom hipertiroidi ile gelebilir ancak foliküler karsinomada hipertiroidi oranı % 1 civarındadır. Hiçbir tiroid kanseri kansere bağlı hipotiroidi ile gelmez.

.

.

94-Dumping sendromunda aşağıdakilerden hangisi görülmez?

A)    Terleme

B)    Kabızlık

C)    Hipoglisemi

D)    Bulantı-kusma

E)     Çarpıntı

.

Cevap: B

Post-gastrektomi sendromlarının en sık görülen geç dönem komplikasyonu dumping sendromudur. Post-Gastrektomi sendromları ishal yaparlar ancak kabızlık yapmazlar. Post-gastrektomi kusma ile rahatladığında; kusmukta yemek varsa Dumping, kusmukta yemek yoksa Afferent Ans’tır. Post-gastrektomi kusma ile rahatlayamadığında; kusmukta yemek yoksa Alkalen Reflü Gastrit, devamlı kusma varsa Efferent Ans’tır.

.

.

95-Akut apandisitin erken döneminde görülen viseral ağrı öncelikle nerede lokalize olur?

A)    Periumbilikal bölgede

B)    Sağ fossa iliaca’da

C)    Sağ üst kadranda

D)    Sağ inguinal bölgede

E)     Sol üst kadranda

.

Cevap: A

Akut apandist ve akut divertikülit gibi hastalıklarda ağrı ilk önce visseral peritondaki basıya bağlı C tipi liflerle iletilir Periumblikal alanda hissedilir. Ardından enflamasyonun parietal peritonu tutmasıyla, ağrı A delta lifleriyle iletilmeye başlar ve ağrı akut apandisitte sağ alt kadrana, akut divertikülitte ise sol alt kadrana iner.

.

.

96-Splenektomi sonrası aksesuar dalak bırakılması aşağıdaki hastalıklardan hangisinin tedavisinde başarısızlığa neden olur?

A)    Lösemi

B)    Dalak tümörü

C)    Metastatik tümör varlığı

D)    Dalak kist hidatiği

E)     İdyopatik trombositopenik purpura

.

Cevap: E

Kronik İTP’de dalak dokusu tamamen çıkarılmalıdır. Aksesuar dalak geride kalırsa trombositopeni devam eder. İTP’de splenektominin başarı oranı %75’tir. Her 4 hastadan 3’ü splenektomiden sonra düzelir. Travma dışında İTP splenektominin en sık ikinci endikasyonudur.

.

.

97-Aşağıdakilerden hangisi akut intestinal iskemilerin özelliklerinden biri değildir?

A)    Karın ağrısıyla fiziki bulguların orantılı olmaması

B)    Genellikle metabolik asidoz olması

C)    İntravenöz morfin ile semptomların azalması

D)    Gaitada gizli kanın geç dönemde gelişmesi

E)     Düz karın grafilerinin sıklıkla özellik göstermemesi

.

Cevap: C

Mezenter iskeminin en önemli fizik muayene bulgusu fizik muayene bulgularıyla uyumsuz karın ağrısıdır. Hastalarda metabolik asidoz, taşikardi, gaitada gizli kan veya rektal tuşede kan bulaşı tespit edilebilir. Ayakta boş batın grafisinde parmak izi görünümü tespit edilebilir. Acil ameliyat gerektirendir durumdur.

.

.

98-Amip apsesi tedavisinde öncelikle aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

A)    Antibiyotik ve ultrasonografi eşliğinde drenaj

B)    Antibiyotik ve laparotomi ile drenaj

C)    Apse boşluğuna skolosidal ajan enjeksiyonu ve ultrasonografi eşliğinde drenaj

D)    Yalnızca antibiyotik, gerekirse laparotomi

E)     Apse içerisine alkol enjeksiyonu ve laparoskopi ile drenaj

.

Cevap: A

Amebik karaciğer absesi; entemoeba histolitikanın barsak yoluyla portal venöz sisteme ulaşması ve ardından KC’de abse oluşturmasıyla oluşur. Tedavisi metronidazol ile birlikte USG eşliğinde drenajdır.

.

.

99-Hipopotasemiyi takiben metabolik bozukluk gelişen bir hastada aşağıdakilerden hangisi görülür?

A)    İdrar ile K+ atılımının artması

B)    Plazma bikarbonat düzeyinin artması

C)    pH < 7.35

D)    PCO2 seviyesinin giderek azalması

E)     İdrarda asit salınımının azalması

.

Cevap: B

Hipopotasemisi olan hastada basit düşünmeli ve vücudun K+ ihtiyacını karşılamak için K+’u tutacağı mekanizmaları bilmeliyiz. K+ ya hücreden H+ karşılığında hücre dışına çıkar ya da böbrekten H+ atılarak tutulabilir. İdrarda K+ atılımı azalır. İdrarda asit (H+) salınımı artar, vücut H+ kaybettiğinde metabolik tablo alkaloza döner ve plazma HCO3 artışı buna katkıda bulunur.

.

.

100-Hipovolemik şok tablosunun yerleşmiş olduğu bir hastada, aşağıdakilerden hangisi görülmez?

A)    Oligüri

B)    Periferik vazokontrüksiyon

C)    Viskozitede artma

D)    Bilinç bulanıklığı

E)     Bradikardi

.

Cevap: E

Hemorajik şok resüsitasyonunda dengeli kristalloid çözeltileri kolloidlere göre öncelikle tercih edilirler. Hipoksiye bağlı olarak doku laktik asit düzeyi artmıştır. Hipovolemik şokta erken dönemde kan basıncı yükseltmek amacı ile vazokonstriktör ilaçların kullanımı kontrendikedir. Santral venlerde basınç yeterince yükseltildikten sonra arteriyel kan basıncı ve periferik dolaşım yeterli değilse kalbin kontraktilitesini artıran dopamin, dobutamin, izoproterenol gibi ajanlar kullanılabilir. Ayrıca uygun resüsitasyon sonrası idrar çıkışı az olan hastalarda renal vazokonstrüksiyonu çözmek için renal doz seviyesinde vazoaktif ilaçlar da kullanılabilir.

.

.

101-Asağıdakilerden hangisi sistemik inflamatuvar yanıt sendromunun kriterlerinden biri değildir?

A)    Vücut sıcaklığının 36 °C den düşük olması

B)    Vücut sıcaklığının 38 °C den yüksek olması

C)    Kalp atım sayısının 90/dakikadan fazla olması

D)    Solunum frekansının 20/dakikadan az olması

E)     Lökosit sayısının 12 000/mm3 ten fazla olması

.

Cevap: D

Klasik bilgiyi değerlendiren ve yorum yapılmasını isteyen bir soru. Sistemik inflamatuar Cevap sendromu (SIRS); çeşitli ciddi klinik tahribatlara verilen sistemik inflamatuar Cevaptır. Şu koşullardan iki veya daha fazlası vardır: ateş >38°C veya <36°C, kalp hızı >90/dk, solunum hızı >20/dk veya PaCO2 <32mmHg, beyaz küre >12000/mm3 veya <4000/mm3 veya >% 10 band formu. Arteriyal tansiyon değeri sistemik inflamatuvar yanıt sendromunu oluşturan koşullardan biri değildir.

.

.

102-Cerrahi hastalarda profilaktik antibiyotik tedavisine başlama zamanı aşağıdakilerden hangisidir?

A)    Ameliyattan bir gün önce

B)    Ameliyattan bir gece önce

C)    Ameliyatın yapılacağı sabah

D)    Hemen ameliyat bitiminde

E)     Anestezi indüksiyonu ile birlikte

.

Cevap: E

Profilaktik antibiyotik tedavisi ameliyattan yaklaşık 30-60 dk önce uygulanmalıdır. Bu anestezi indüksiyonu olarakta adlandırılabilir. Profilaktif antibiyotik tedavisi maksimum 24 saat sürdürüdülür. Profilaktif antibiyotik tedavisi ameliyat esnasında 4 saatte bir yinelenmelidir.

.

.

103-Nozokomiyal enfeksiyonlar en sık nereyi tutar?

A)    İnsizyon hattı

B)    Solunum yolu

C)    Üriner sistem

D)    İntravenöz girişim yerleri

E)     Bacağın derin venleri

.

Cevap: C

Nazokomiyal enfeksiyon; hastane enfeksiyonunun diğer adıdır. Hastaneye yatıştan 48-72 saat sonra, taburcu olduktan sonraki 10 gün içinde oluşan enfeksiyonlar nazokomiyal enfeksiyon olarak adlandırılır. Nazokomiyal enfeksiyon en sık üriner sistemde olur ve antibiyotikle tedavisi gerekir.

.

.

104-Aşağıdaki meme biyopsisi bulgularından hangisi daha sonra gelişecek karsinom açısından en yüksek riske sahiptir?

A)    Apokrin metaplazi

B)    Atipik lobüler hiperplazi

C)    Duktal ektazi

D)    İntraduktal papillom

E)     Sklerozan adenozis

.

Cevap: B

Atipik duktal ve atipik lobüler hiperplazilerde karsinom riski 5 kat artmıştır. Bu lezyonlar içinde en yüksek risk atipik lobüler hiperplazidedir.

.

.

105-Annesinde ve teyzesinde meme kanseri olduğu bilinen 32 yaşında bir kadın hastanın sağ memesinde invaziv karsinom saptanmıştır. Bu hastada aşağıdaki genlerin hangisinde mutasyon olduğu düşünülmelidir?

A) BRCA-1

B) p53

C) APC

D) Met

E) WT-1

.

Cevap: A

Ailesel meme kanseri varlığında BRCA-1 ve BRCA-2 gen mutasyonları mutlaka araştırmalıdır. BRCA gen mutasyonu olan kadınlara profilaktik mastektomi önerilmektedir.

.

.

106-Aşağıdaki tiroid patolojilerinden hangisinin malign olma olasılığı diğerlerine göre daha yüksektir?

A)    DeQuervain hastalığı

B)    Foliküler adenom

C)    Hashimoto tiroiditi

D)    Soğuk nodül

E)     Riedel strumas

.

Cevap: D

Soru tüm tiroid konusunu hedef alan bir soru ve ciddi yorum dayanıyor. Tiroiditlerin malignite riski çok düşük olduğundan A,C ve E şıkları dışlanıyor. Doliküler adenomun benign lezyon olduğu tespit edilmiş malignite riski düşük soğuk nodül ise risk %30 civarında.

.

.

107-Aşağıdaki tiroid kanserlerinin hangisinde psammoma cisimcikleri karakteristik bir bulgudur?

A)    Papiller karsinom

B)    Medüller karsinom

C)    Foliküler karsinom

D)    Hürthle hücreli adenokarsinom

E)     Anaplastik karsinom

.

Cevap: A

Papiller tiroid kanserinde Orphan Annie hücreleri ve psammoma cisimcikleri görülür. Psommoma cisimcikleri vücutta; papiller tiroid kanseri, seröz kistadenokarsinom, menenjiom, multiple myelom gibi hastalıklarda mikroskobik olarak tespit edilir.

.

.

108-Hemodinamik bakımdan stabil olmayan üst gastrointestinal sistem kanamalı bir hastada aşağıdakilerden hangisinin yapılması öncelikli değildir?

A)    Damar yolu açılması

B)    Sıvı resüsitasyonu

C)    Nazogastrik tüp takılması

D)    Resüsitasyonun monitörizasyonu

E)     Hastanın stabilizasyonu beklenmeden tanısal testlerin yapılması

Cevap: E

.

.

109-Parsiyel gastrektomili hastanın takibinde aşağıdaki metabolik komplikasyonlardan hangisi görülmez?

A) Megaloblastik anemi

B) Demir eksikliği anemisi

C) Metabolik alkaloz

D) Kalsiyum yetersizliği

E) Steatore

.

Cevap: C

Kalıp olarak yanıltıcı bir soru ancak soru doğru; Parsiyel gastrektomiden sonra hem demir eksikliği hemde megaloblastik anemiler görülür ancak daha fazla demir eksikliği anemisi görülür. Steatore yağlı dışkılama demektir vede steatore görülür. Hipokalsemide görülebilir. Parsiyel gastrektomilerden sonra daha fazla beklenilen metabolik bozukluk metabolik asidozdur. Alkoloz beklenmez.

.

.

110-Kist hidatik hastalığının tanısında aşağıdakilerden hangisinin doğru pozitiflik oranı en yüksektir?

A) Casoni deri testi

B) İndirekt hemaglütinasyon testi

C) Weinberg kompleman birleşme reaksiyonu

D) Eozinofili

E) Lökosit formülünde sola kayma

.

Cevap: B

Kist hidatik tanısında laboratuar olarak en değerli parametre İndirekt hemaglütinasyon testidir. Casoni deri testi hastalığın aktif döneminde pozitifleşir ve hayat boyu pozitif kalır ancak indirekt hemaglütinasyon kadar yüksek pozitif olmaz. Weinberg kompleman fiksasyon testi, eosinofili ve sola kayma görülebilir ama görülme oranları düşüktür.

.

.

111-Aşağıdaki hastalıklardan hangisinin komplikasyonu olarak piyojenik karaciğer apsesi en sık görülür?

A) Peritonit

B) Apandisit

C) Pankreatit

D) Safrayolu taşları

E) Karaciğer travması

.

Cevap: D

Piyojen karaciğer absesinin en sık sebebi asendan bilier enfeksiyonlar (kolanjit) (safra yolu taşı) ve kriptojenik (sebebi belli olmayan) enfeksiyonlardır.

.

.

112-Aşağıdakilerden hangisi akut pankreatitte kötü prognoz göstergesidir?

A)    Yüksek serum amilaz düzeyi

B)    Glukozüri

C)    Azalmış serum kalsiyum düzeyi

D)    Yüksek idrar amilaz düzeyi

E)     Uzamış pıhtılaşma zamanı

.

Cevap: C

.

.

113-Üç gün önce kolesistektomi yapılan 40 yaşında bir kadın hastada aniden titreme, 39°C ateş, hipotansiyon ve lökositoz gelişiyor. Kan kültüründe Serratia marcescens ürüyor. Bu duruma aşağıdakilerden hangisinin neden olduğu düşünülmelidir?

A)    Asendan kolanjit

B)    Subfrenik apse

C)    Pulmoner atelektazi

D)    Safra peritoniti

E)     Kontamine intravenöz kateter

.

Cevap: E

Zor bir soru, ani yükselen ateş ve hipotansiyon bize şiddetli bir enfeksiyonu düşündürmeli. Serratia Marcescens genellikle intravenöz kataterlerin kontaminasyonu ile oluşur ve şiddetli katater sepsislerine neden olur.

.

.

114-Mekanik ince bağırsak obstrüksiyonunda aşağıdaki klinik bulgulardan hangisi görülmez?

A)    Ağrı

B)    Kusma

C)    Gaz-gaita çıkaramama

D)    Rektal kanama

E)     Distansiyon

.

Cevap: D

Mekanik ince barsak obstrüksiyonunun en sık sebebi daha önce geçirilmiş cerrahilere bağlı brid gelişimdir. İntestinal obstrüksiyonun kardinal bulguları, kolik karın ağrısı, kusma, gaz-gaita çıkaramama ve batında distansiyon olur. ADBG’de hava-sıvı seviyesi görülür. 48-72 saat beklenilmesine rağmen intestinal obstrüksiyon açılmadıysa hastaya cerrahi tedavi planlanır.

.

.

115-Aşağıdakilerden hangisi fıtıkların özelliklerinden biridir?

A)    Strangülasyon gelişen fıtık kesesindeki bağırsak duvarının beslenmesinin bozulmaması

B)    Kasık fıtıklarının en sık erkeklerde ve indirekt inguinal tipte görülmesi

C)    Fıtık kesesi içerisinde bütün karın organlarının bulunabilmesi

D)    Umbilikal fıtıkların strangüle olma ihtimalinin çok düşük olması

E)     İnkarserasyon gelişen bütün fıtıklarda bağırsak pasajının bozulması

.

Cevap: B

Kasık fıtıkları (inguinal herni) erkeklerde sık görülür ve en sık indirekt inguinal herni tipindedir. Stragülasyon gelişen hastada barsak duvarının beslenmesi bozulur, strangülasyon obturatuvar ve femoral fıtıklarda sık görülür. Pankreas asla fıtık kesesi içine girmez.

.

.

116-Aşağıdakilerden hangisi cerrahi olarak düzeltilebilir hipertansiyon nedenlerinden biri değildir?

A)    Feokromositoma

B)    Cushing sendromu

C)    Oat hücre tümörü (akciğer)

D)    Aort koarktasyonu

E)     Primer hiperaldosteronizm (mikrohiperplazik)

.

Cevap: E

Çok zor bir soru; aort koaktasyonu ve feokromasitomada cerrahi tedavi hipertansiyonun gerilemesini sağlarken mikrohiperplazik primer hiper-aldesteronizmde cerrahi sonrası hipertansiyon devam etmektedir.

.

.

117-Umbilikal bölgede yer alan ve çapı 4 cm den fazla olan karın duvarı anomalilerine ne ad verilir?

A)    Gastroşizis

B)    Umbilikal kordon hernisi

C)    Omfalosel

D)    Ekstrofi vezika

E)     Cantrell pentalojisi

.

Cevap: C

4 cm’nin altındaki defektler gastroşizis, 4 cm’nin üzerindeki defektler ise omfolosel olarak değerlendirilir. Omfoloselde genellikle bir kese vardır ve Backwidth Widemann sendoruma eşlik etmeyi sever.

.

.

118-Fleplerin doku içeriğine göre sınıflandırılmasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A)     Deri flepleri

B)     Yağ flepleri

C)     Kas flepleri

D)     Kas-deri flepleri

E)      Faskiokutanöz flepler

.

Cevap: B

Deri defektlerini örtmek için kullanılan, dolaşı­mı kendine ait olan, deri-derialtı dokusunu içeren doku parçasına deri flebi denir. Herhangi bir flebi herhangi bir greftten ayıran en önemli nokta, greftin hayatiyetini sürdürebilmek için alıcı yataktan gelişecek vaskülariteye gereksinim duymasına kar­şın flep vaskülaritesinin kendine ait olması, hayati­yetinin alıcı yatak vaskülaritesine bağlı olmaması­dır. Flepler, kompozit doku parçalarıdır. Genellikle deri ve derialtı dokusunu içerirler ancak fasyokütan, müskülokütan ve osteomüsküeokütan flepler de olabilir. Fleplerin doku içeriğine göre sınıflandırılmasında deriflepleri, kas flepleri, faskiokütonöz flepler ve kas-deri flepleri ana başlıklardır ancak yağ flepleri başlığı bu grupta yoktur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s