Notlar 1 (1-7)

1 – Antenatal Takip Ve Bakım

Doğum öncesi bakım gebeliğin belirlenmesinden doğuma kadar geçen 38-40  haftalık süre içerisinde annenin düzenli ve periodik  kontrollerinin yapılmasıdır. Bu kontrollerde olabilecek sağlık sorunları erkenden belirlenebilir,gerekli önlemler zamanında alınabilir, doğumun doğru zamanda ve en iyi koşullarda yapılması sağlanır. Gebelikte sağlık bakımı 1.trimester içinde başlamalı, başlangıçta aylık kontroller yapılırken son trimesterde kontrol araları duruma göre sıklaştırılmalıdır. Daha önceki gebeliğinde problem yaşanmış kadınların yeni gebeliklerinde benzer sorunları olabilir. Hiç sorunu olmamış bir kadının 3. gebelikten sonra giderek artan sıklıkla maternal ve fetal komplikasyonları ortaya çıkabilir. Doğum sayısı arttıkça gebeliklerin kolaylaştığı doğru değildir. Annenin çok genç yaşta veya ileri yaşta olması, çok sık doğum yapması veya başka bir hastalığının olması,genellikle kendisinin ve doğacak bebeğin sorunlarla karşılaşmasına neden olabilir. Bu gebelikler riskli gebelikler grubu olarak çok daha ciddi bakımı ve takibi gerektirirler.

İlk gebelikte annenin pek çok yeni bilgiye ve üstleneceği anneliğe uyum yapabilmesi için yardıma gereksinimi vardır. Bu nedenlerle ilk gebeliklerde doğum öncesi  bakım özellikli ve önemlidir. Her üç  aylık dönemde bir kez tam kan tablosu, hemoglobin veya hematokrit düzeyi ölçülmeli, tam idrar istenmeli ve idrarda protein, glukoz, sediment kontrolü yapılmalıdır. Gebeliğin başında kan grubu ve son trimesterde hepatit markerları bilinmelidir. Gebenin sağlıklı beslenmesi bebeğini anne sütüyle beslemesinin önemini öğrenmesi ve emzirmeye hazırlanması, doğuma psikolojik olarak hazırlanması, doğum sonu gebelikten korunma yöntemleri hakkında bilgi edinmesi, ancak antenatal bakım sırasında kurulan iletişimle sağlanır.

Doğum öncesi bakım kapsamında aşağıdaki hususların özenle belirlenmesi gerekebilir: Ayrıntılı bir öyküyle var olan risklerin belirlenmesi. Anne ve bebek için oluşabilecek risklerden korunmak amacıyla anneye danışmanlık yapılması. Özel yöntemlerle korunulabilecek risklerin önlenmesi. Gebelik süresince annede ortaya çıkabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi. Gebelik süresince bebekte ortaya çıkabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi bu risklerin ortadan kaldırılması için özel bakım verilmesi gebenin daha sık izlenmesi özel yaşamıyla ilgili gerekli bilgilerin verilmesi pek çok problemlerin ortadan kalkmasına yardımcı olabilir.

Genel gebelik anamnezi: Genel gebelik anamnezinde annenin yaşı, evlenme yaşı, kaç yıllık evli oldugu, gebeliğin arzu edilip edilmediği, öykü ile belirlenebilecek tüm risk faktörlerinin varlığı sorularak not edilmelidir. İdeal doğum yaşı 20-30 yaşlar olarak kabul edilebilir. Eskiden geçirilmiş hastalıklar yapılan tedavilerle bu hastalıkların sekel bırakıp bırakmadığı nukslerinin olup olmadığı anamnezle birlikte labaratuvar testleri ile belirlenmelidir. Geçirilmiş ameliyatların tümü kayıt edilirken özellikle genital organlarla ilgili ve uterusta nedbe bırakan sezaryen, myomektomi gibi operasyonların yeni gebelikte rüptür tehlikesi ihtimali; uterusu karın duvarına tespit edici ameliyatlarda ise distosia tehlikesi olabileceği hatırlanmalıdır. Kollum, vajina ve perinede yapılan plastik operasyonlar dogum şeklini değiştirebilir. Gebenin menarş yaşı, adet düzeni, kanama miktarı,adetlerinin sancılı olup olmaması, galaktorenin mevcudiyeti ovarial hipofizer hormonlar hakkında fikir sahibi olunmasını sağlayabilir.

Özel gebelik anamnezi: Son adet tarihinin belirtilmesi lazımdır.Ortalama gebelik süresi 280 gün yani 40hft dır.Tahmini doğum tarihini hesaplamak için Neagelle  kaidesinden yararlanılır.Son adetin ilk gününü bilen kadında son adet tarihine 7 gün ilave edilir ve meydana çıkan tarihten 3ay geri gidilir. Naegelle kaidesine göre tam hesaplanan günde doğum yapma ihtimalinin %5 olduğu hastaya belirtilmelidir. Evvelce kaç defa gebe kalındığı, bu gebeliklerin seyrinin nasıl olduğu, kaç gebeliğinin sağlıklı doğum ile sonlandığı, ölen çocuk olup olmadığı, spontan veya istemli düşük olup olmadığı, gebeliklerin devamında subjektif veya objektif şikayetlerin olup olmadığı sorulmalıdır. Risk faktörlerinin var olup olmadıgı,antenatal kanamalarının olup olmadığı gebeliklerin terminasyon tarihlerinin 40. haftaya ulasıp ulasmadığı dikkatlice araştırılmalıdır. Postpartum anne ve fetusda bir problemin yaşanıp yaşanmadığı da kayıt  edilmelidir. Gebeliğin tespit edildiği andan itibaren muayeneye geldiği tarihe kadar gebenin bulantı, kusma, göz kararması,uyku hali görme bozuklukları ayaklarda şişme baş ve diş ağrıları mesaneye  ait şikayetler defekasyon şikayetleri böbrek ve diğer tüm sistemlere ait şikayetlerinin olup olmadığı sorulmalıdır. Primigravidalarda 18-20 hafta ve civarı, multiparlarda ise 2 hafta erken  çocuk hareketlerinin hissedilmesi gerekir.

Genel vucut muayenesi: Genel muayene ile boy,tahmini kilo,anemi,solunumun rahat olup olmaması, yağ dokusunun vücutta yayılımı, mukozaların kanlanma durumu,stria ve pigmentasyon  gibi derideki gebelik değişiklikleri tespit edilmeli, kalça çıkığı,raşitizm,çocuk felci gibi kalça eklemi ve kemik pelvis patolojilerine neden olabilecek değişikliklerin varlığı halinde pelvis ölçümlerinin alınması esnasında dikkatli olunmalıdır.

Özel gebelik muayenesi: 1) Vajinal muayene: Gebeliğin ilk trimesterinde ilk 8-10. haftalarda ve son trimesterde doğuma 1-2 haftalık süre kalımında kemik pelvisin kapasitesini ölçme  ve vajinal doğumun gerçekleşebileceği kararını verebilmek amacıyla yapılması gereken özel muayene şeklidir. 2) Abdominal muayene: Abdominal muayenede mezür ile ölçüm,Leopold manevraları için palpasyon ve çocuk kalp seslerini dinlemek amacıyla oskültasyon uygulanır. Yeni belirlenmiş erken gebelikte 12. haftaya kadar pubis üzerinden uterus sınırları kolayca palpe edilmeyebilir. Palpasyona, iki trimesterden sonra başlanır ve doğuma kadar her vizite uygulanmalıdır. Burada çocuğun positio, preasentatio, situs ve habitusu, büyüklüğü, fundus uterinin yüksekliği, çocuk başının pelvisten rahatça geçip geçemeyeceği hususu araştırılır. Çoğul gebelik,hidramnios,ileri derecede obesite olmadığı takdirde abdomenin palpasyonu ile doğum prognozu hakkında birçok kıymetli bilginin elde edilmesi sağlanır. Abdomen palpasyonu Leopold manevraları denilen 4 özel muayene ile tamamlanır. Her gebe muayenesinde sırasıyla ve sistemik olarak yapılmalıdır.

Leopold manevraları: 1.Leopold manevrası; Uterus fundusunun üst sınırı çevre oluşumlara (simfis, göbek ve ksifoid) uzaklığı yaklaşık olarak belirlenir. Aynı işlem mezür ile de yapılabilir ve (cm) olarak ölçülen değer gebelik haftasına eşdeğer olarak kabul edilir. Bu rakam 4’e bölünürse gebelik ayı belirlenebilir. 2.Leopold  manevrası; Bebeğin sırtının hangi tarafta (sol veya sağ) olduğu ikinci manevra ile belirlenir. Karın gergin ise çocuk kalp sesinin duyulduğu kısım sırt olarak kabul edilebilir. 3.Leopold  manevrası; Prezente olan kısmın belirlenmesi amacıyla yapılır. Doğumların %95’i baş geliş olduğundan amnion içinde baş sert olarak ballote edilir. 4.Leopold  manevrası; Bu manevra ile çocuğun önde gelen kısmının pelvis içinde bulunup bulunmadığı, pelvis içinde ise yükseklik durumu araştırılır. İki elin parmak uçları birleşiyorsa baş “mobil”, parmaklar birleşmiyor, ancak önde gelen kısım tam pelvis içinde değilse bu duruma “fixe olmuş”, önde gelen kısım pelvis içine tam  yerleşmişse ve hareket ettirilemiyorsa “angaje olmuş” denilmektedir.

USG: Vajinal USG ile fetal kalp atımları 5.hafta sonunda izlenebilir. USG gebeliğin 16.haftası ve civarında yapılarak tüm sistemlere ait anomaliler taranmalı ve şüpheli bir durumda üçlü tarama testi (E3, HCG, AFP) ile taranmalı ve sonuç alınamıyor ise amniosentez yapılarak kromozomal analiz yolu ile kesin tanıya ulaşılabilmelidir. USG taraması 28-30. gebelik haftasında yapılabilmeli, makrozomi, fetal başa ait anomaliler, ekstremite patolojileri, simetrik veya asimetrik gelişme gerilikleri araştırılarak daha önce fark edilemeyen anomalilerin tespiti yapılabilmelidir. Şüpheli bir gelişme geriliği, plasenta kordon patolojisi gibi beklenmeyen durumlarda 32-34. gebelik haftalarında ve 39-40. haftalarda USG tekrarlanabilir. Doğacak bebeğin cinsiyeti en çok sorulan sorular arasında olduğu için hastaya cinsiyetin USG ile tespitinin 16. ve daha sonraki gebelik haftalarında saptanabileceği anlatılmalıdır.

Birinci trimesterde takip: İzlemeye detaylı anamnez, genel bulgular, özgeçmiş ve soygeçmişteki önemli bulguların, sistemik hastalıkların sorulması, akraba evliliğinin bulunup bulunmaması ile başlanmalı, sonra boy ve kilo ölçülmelidir. Ortalama gebelik süresinde 10-12 kg ve üzerinde kilo almaması ideal olanıdır. Ölçümlerde sistolik/diastolik basınç140/90 mmHg ‘nin üzerine çıkması veya önceki ölçüm değerlerine göre sistolik değerde 30,diastolik değerde 15mmHg’lik bir basınç artışı saptanan gebelerin sık izleme alınması gerekmektedir. Laboratuar muayenesi olarak kan sayımı, kan grubu, Hb ve hematokrit tayini, tam idrar muayenesi, kan şekeri rutin yapılmalıdır.

İkinci trimesterde takip: İlk müracaatını bu periyotta yapmışsa yukarıda bahsedilen tüm genel ve özel muayeneler ile izleme başlanmalıdır. Şayet düzenli Doğum öncesi bakıma müracaat ediyorsa üç haftada bir kontrole gelmesi bu devrede yeterlidir. Her kontrolde kilo ölçümü, tansiyon arteryel ölçümü, fundus yüksekliği, karın palpasyonu, fetal kalp atımlarının doppler veya fetoskop yolu ile tespiti yapılmalıdır. Hastanın tetanoz profilaksisi yeterli değilse bu trimesterde aşılama başlanabilir. Beslenmenin bu trimesterde önemi büyüktür ve bu önem gebelere anlatılmalıdır. Diyette süt ve süt ürünleri, balık, karaciğer ve et gibi hayvansal proteinlerle kur fasulye mercimek gibi hayvansal proteinler, yeşil sebze ve meyvelerin hergün alınması önerilmeli ve beslenmenin çocuk gelişimi ve laktasyondaki önemi anne adayına anlatılmalıdır.

Üçüncü trimesterde takip: Doğuma son 6-8 hafta kaldığında koitusun sakıncaları çiftlere anlatılmalıdır. Tüm vitaminlerin diete eklenmesi yararlıdır. Üçüncü trimesterde Leopold manevralarının her vizitte yapılması, fundus yüksekliğinin düzenli büyümesinin ölçümlerle takip edilmesi (ayda 4 cm kadar) gerekliliği vardır. Primigravidalarda 37. hafta ve sonrasında bebeğin situsu prezentasyonu ve pozisyonu iyi değerlendirilmelidir.

Genetik danışmanlık: Anneye şu durumlarda mutlaka genetik danışmanlık gerekmektedir; kromozom anomalisi için risk altında olma durumu, doğum anomalisi ve mental retardasyon, konjenital kalp hastalığı, NTD, yarık damak/dudak vb gibi konjenital anomalili çocuk öyküsü olma durumu, USG de fetal anomali tespit edilmesi halinde, annenin teratojen madde kullandığı veya maruz kaldığı durumlarda. Maternal patoloji halinde (epilepsi, İDDM gibi), bölgeye ve etnik gruba ait bir özellik olma durumunda (örn:ülkemizde beta talasemi), akraba evliliği varsa, annenin ölü doğum öyküsü varsa (erken düşüklerde ½, ölü doğumda 1/20, canlı doğumda 1/200 kromozom anomalisi olan bebek doğurma olasılığı vardır. Gebe düşük yapmak istiyorsa ve danışmanlık için çok geç kalınmışsa (30 haftadan sonra) genetik danışmanlık istenmemelidir.

Gebelik sırasında gebede görülebilecek olan yakınmalar: bulantı ve kusma, mide yanması, kabızlık, hemoroid, bacaklarda kramp tarzı ağrı, lökore, sık idrar yapma, başağrısı, ödem, bel ağrısı, bayılma ve halsizlik, göğüslerde hassasiyet, karın ağrısı.

Gebelikte dikkat edilmesi gereken davranışlar: ilaç kullanımı (özellikle ilk trimesterde), sigara içme (düşük doğum ağırlığı, kendiliğinden düşük, ektopik gebelik, ölü doğum, ani bebek ölüm sendromu), alkol kullanımı, cinsel ilişki (erken doğum riski, düşük öyküsü olanlara ve kanaması olanlara ilişkide bulunmamaları önerilmelidir), banyo yapma (kayma, düşme tehlikesi, oturarak banyo yapmanın tehlikesi yoktur), diş bakımı (yemek sonrası ve yatmadan önce fırçalama önerilmelidir), giyim (rahat ve bol), seyahat (normal gebelikte sorun yok ancak otomobille yapılan 2-3 saatlik bir yolculuktan sonra 15-20 dk yürüyüş yapılmalıdır), uyku. Beslenme; bir litre sütte bir gram kalsiyum bulunmaktadır. Bir gebenin alması gereken ise 1.2 gramdır. Bu durumda gebelik boyunca bol miktarda süt, yoğurt, peynir, yumurta, ıspanak gibi kalsiyumdan bol yiyecekler önerilmektedir. Bu gıdalar alınamıyorsa ek kalsiyum preperatları verilmelidir. Gebelerin kalsiyuma ek olarak günde 30 mg demir almaları gerekmektedir. Gebenin günde 1mg folik asit almalıdır. Yeterli vitamin almayan gebelere vitamin preperatları önerilmelidir. Gebelik döneminde tuz ve tuzdan zengin yiyecekler önerilmemektedir.

Yüksek riskli gebelikler gebelik öyküsünde saptanan riskler: a) Gebenin yaşı. b) Doğum sayısı. c) Önceki gebeliklerin öyküsü. d) Son doğumun sonlandığı tarih (2 yıldan sık gebeliklerde bir sonraki çocuk için ölüm riski %50 artmaktadır, ayrıca prematürite riskini artırmaktadır). e) Önceki gebeliklerde pre-eklampsi ve eklampsi öyküsü. f) Özgeçmiş; gebenin özgeçmişinde ameliyat,sürekli kullandığı ilaç, hastanede tedavi olup olmadığı, cinsel yolla bulaşıcı bir hastalık öyküsü (eşi ile beraber sorulmalıdır) araştırılmalıdır.

Yüksek riskli gebelikler gebelik öyküsünde saptanan riskler: vajinal kanama, şiddetli bulantı ve kusma (dehidratasyon bulguları varsa hastanede yatırılarak tedavi edilmelidir), annenin az kilo alması (<9 kg, malnutrisyon erken neonatal ölüm riski artar), anemi, Rh uyuşmazlığı, toksemi, çoğul gebelik, bebeğin geliş bozukluğu.

——————————————————————————————————————-

2 – Uterusun Benign Hastalıkları

Myoma uteri:

İnsidansı 35 yaş sonrası % 20-25, 4. ve 5. dekatda sık. Pelvik laparotomilerin % 60’ı myoma uteri nedeniyle yapılır. Klasifikasyon; intramural, subseröz   (intraligamenter, parazitik), submukoz.

Patoloji: Myomlar en çok korpusdan orjin alır. 2-3 mm den 30 cm ye kadar dewğişik büyüklükte olabilir. Çevre myometriumdan belirgin ayrılırlar, kapsülleri yoktur, çevre myometriuma yaptığı baskı sonucu yalancı kapsül oluşur. Myometriumdaki düz kaslardan köken alırlar. Myometrium içindeki damar düz kasından geliştiğini gösteren çalışmalar vardır. Östrojen stümülasyonu myom gelişiminde önemli bir faktördür. En önemli gözlem reproduktif dönem bittikten sonra görülen regresyondur.

Myom dejenerasyonları: Hyalen; en sık görülen dejenerasyondur. Kistik. Yağlı (lipomato). Kalsifikasyon; genellikle postmenopozda görülür. Kırmızı; genellikle gebelikte görülür. Dejenerasyon semptomlara neden oluyorsa veya malignite ile karışıyorsa önemlidir. Myomlarda sarkomatöz dejenerasyon % 0,1-0,05 oranlarında görülür. Özellikle hızlı büyüyen myomlarda akla getirilmelidir ve operasyon düşünülmelidir.

Semptomlar: Çoğu hasta asemptomatik. Anormal uterin kanama > en sık menoraji. Basınç hissi > mesane, rektum ve bağırsaklara bası yapabilir. Ağrı. İnfertilite. Myoma uteride infertilite nedenleri; endometriumda implantasyonu engelleyecek kadar incelme yaparlarsa, endoservikal kanalı tıkarsa, tubaların istmik kısımlarında şekil bozuklukları, buna karşılık çok sayıda hasta uterus myomlarına rağmen normal fertilitesini sürdürürler. Uterus myomları kanama anomalilerine nasıl yol açarlar; uterusun büyümesiyle kanayan endometrial alanın büyümesi, intramural myomlarda uterusun kontraksiyon yeteneğinin azalması ve hemostaz yapmakta gecikmesi, submukoz myomlarda endometriumun ülserasyonu ve nekroz, anovulasyon gibi duruma eşlik eden endokrin bir bozukluk.

Fizik muayene: Uterus çok büyümüşse abdominal yoldan palpe edilebilir. Bimanuel muayene daha yararlıdır. Kitlenin uterusa ait olup olmadığı tespit edilir. Pedinküle submukoz myom servikal osdan sarkabilir. Küretaj sırasında tespit edilebilir.

Yardımcı tanı yöntemleri: USG, HS-HSG, L/S, MR-CT, direk batın grafisi, IVP, D&C.

Ayırıcı tanı: Gebelik, adenomyosis, adneksial kitle, endometrial polip, endometriosis, ektopik gebelik, endometrium CA, sarkom, doğuştan uterus anomalileri.

Tedavi: 1.Gözlem. 2.Cerrahi; myomektomi, TAH, vajinal histerektomi, LAVH. 3.Tıbbi tedavi; GnRH analogları (Buserelin, Decapeptyl, goserelin) İntranasal, subkutan veya parenteral kullanılabilir, uterin arter embolizasyonu. Myoma uteride ameliyat endikasyonları; semptom veriyorsa (ağrı, bası, kontrol altına alınamayan anemi), 12 hafta gebelikden büyük uterus cesameti, postmenopozal uterus büyümeye devam ederse, myom infertilite nedeni olarak düşünülürse, hızlı büyüme, subseröz torsiyon olursa, submukoz vajene doğarsa.

Gebelikte myom: İnsidans % 0,3-7,2. Genellikle boyutları büyür, spontan abortus oranı artar. 2. ve 3. trimesterlerde tm büyümesi nedeniyle bası semptomları oluşur. Ağrı ve batın duyarlılığı akut karın yapan nedenlerden ayrılmalıdır. Tedavi; gözlem, yatak istirahati, semptomatik.

Adenomyosis:

 Myometrium içinde endometrial glandların ve stromanın bulunduğu alanlarla beliren selim bir uterus hastalığıdır. Histerektomi spesmenlerinin % 20 de bulunur. Cerrahi girişim öncesi vakaların % 10 da tanınır. 50-60 yaşlarında sıktır, giderek artan menstrüel kanama, giderek artan dismenore, giderek büyüyen hassas uterus vardır.

Endometrial polip:

12-81 yaş arasında görülebilir. Saplı ve sapsız endometrial uzantılardır. Endometriumun yerel yükselmesinden endometrial kaviteyi dolduracak büyüklüğe erişebilir. Çoğu uterus fundusu ve kornulardan çıkar. Fakat serviksden dışarı uzanabilir. Servikal poliplerden daha az kırmızı ve daha serttir. Polipler uterus boşluğunun kenar çizgilerinde bir çöküntü oluşturur ve bu durum HSG de gözlenebilir. Çoğu asemptomatiktir. Endometrial polipler semptom vermeleri durumunda AUK görülebilir. Birlikte endometrial hiperplazi ve myom gibi patolojilere rastlanabilir. Polipler sıklıkla küretaj veya histerektomide tesadüfen fark edilir. Poliplerin H/S veya küretaj ile çıkarılması tedavide yeterlidir. Postmenopozal endometrial polip endometrium ca ile ilgili olabilir. % 10 hastada endometrium karsinomu ile birliktelik gösterebilir.

——————————————————————————————————————-

3 – Çoğul Gebelikler

Birden fazla sayıda fetus ile karakterizedir. İkiz gebelik insidansı Kuzey Amerika’da yaklaşık olarak tüm gebeliklerin %3’ü, perinatal ölümlerin %8-10’u bu grupta görülmektedir. İkiz gebeliklerdeki perinatal ölümlerin %70-80’i 30. gestasyonel haftadan önce veya <1500 g doğan bebeklerde görülmektedir. Yüksek perinatal morbidite/mortalite ve artmış tedavi  masrafları nedeniyle günümüzde önemli bir halk sağlığı sorunudur. İkiz gebelik, iki ayrı ovumun fertilizasyonu (dizigotik veya fraternal ikizler) veya fertilize olmuş tek bir ovumun bölünmesi (monozigotik veya tek yumurta ikizleri) sonucu oluşabilir.

Monozigotik (MZ) ikizler: 250 canlı doğumda 1. Tüm dünyada coğrafik ve etnik faktörlerden bağımsız olarak benzer oranlarda açıklanmışsa da, son yıllarda ovülasyon indüksiyon ajanlarının sayısında artış ile, özellikle de in vitro fertilizasyon durumlarında, %3.2 gibi yüksek oranlara çıkabilir. MZ ikizler, tüm ikiz gebeliklerin %30’unda görülür.

Dizigotik (DZ) ikizler: Tüm ikiz gebeliklerin kalan %70’inde görülür. MZ ikizlerin aksine farklı coğrafyalarda ve etnik gruplarda değişik oranlarda rastlanır. Süperfekondasyon, süperfetasyon. İkiz insidansını etkileyen faktörler; maternal yaş ve parite, etnik köken, heredite, ovulasyon indüksiyon ajanları, endojen gonadotropinler, yardımcı üreme teknikleri (YÜT).

Heredite, ırk, anne yaşı, ilaç kullanımıyla ilişkilidir. İkiz gebelik 1/80, üçüz gebelik 1/80², dördüz gebelik, N-iz gebelik  n-1.

Çoğul gebeliklerde riskler: Fetal; abortus, prematürite, kongenital anomaliler, İUGG, transfüzyon sendromu. Maternal; preterm doğum, preeklampsi, vaginal kanama, anemi, hidramnios.

Çoğul gebeliklerin artış nedenleri: Son 20 yılda çoğul gebelikler belirgin oranda yükseldi. Üçüz ve üstü gebelik oranında %200 artış. Nedenleri; ART uygulamasının yaygınlaşması (% 38), 30 yaş üstü gebelik oranlarında artış (% 30), ovulasyon indüksiyonundaki artış (% 32).

Ortalama gebelik süresi:

Fetus sayısı                            Gebelik haftası

            1                                             40

            2                                             35 ½

            3                                             33

            4                                             29 ½

——————————————————————————————————————-

Riskleri: Ekonomik; aile, toplum. Medikal; maternal, fetal, neonatal, postnatal. Çoğul gebelikte fetus sayısı arttıkça serebral palsi ve sekel oranı artar.

Embriyo seçimi: Patolojik USG bulguları saptanan; NT > 3 mm, CRL uyumsuzluğu, anomali görüntüsü, küçük veya düzensiz amniotik kese, YS patolojisi. Servikal bölgeden uzakta bulunan. En kolay ulaşılabilen. İşlemde; 20-22 G amniosentez iğnesi, KCl miktarı 0.2-2.3 cc (ort. 0.7 cc) kullanılır. İşlem süresi 5-30 dakika sürer. Multi fetal pregnancy reduction (MFPR) teknikleri; transvaginal (6-7. haftalar), transservikal (8-11. haftalar), transabdominal (8-12. haftalar).

Redüksiyona başlanan embriyo sayısı ne kadar fazlaysa, redükte edilen embriyo sayısı ne kadar fazlaysa başarı şansı azalır.

Çözüm: Ovulasyon indüksiyonunun kontrolü, transfer edilen embriyo sayısında kısıtlama, embriyo dondurma yöntemlerinin kullanılması. ART gebeliklerinde çoğul gebelik oranı spontan gebeliklerden 500 kat daha fazladır.

Embriyoloji ve plasentasyon: DZ ikizler, dikoryonik diamniyotik (DK/DA) ikiz olarak tanımlanır. Plasenta, koryon frondosum ve desidua bazalisin birleşimi ile oluşur ve DZ/DA ikizlerde nadiren blastokistler birbirine çok yakın implante olmuşlarsa birleşik tek plasenta, bunun dışında genellikle iki ayrı plasenta gelişimi izlenir.

Monozigotik ikizler: Dikoryonik diamniyotik (DK/DA) ikizler ilk 3 gün. %18-36. Monokoryonik diamniyotik (MK/DA) ikizler; (yaklaşık %70), postkonsepsiyonel 4-8. günler arasında. Monokoryonik monoamniyotik (MK/MA) ikizler; embryonik disk bölünmesi postkonsepsiyonel 8. günden sonra olursa (%4’ü) MK/MA ikizlerdir. Postkonsepsiyonel 13. günden sonra bölünme genellikle tam olmadığı için, bu dönemde yapışık ikizler görülebilir (yaklaşık 1/50000-1/100000 oranında).

Tanısal yaklaşım: İkizler arasındaki morbidite ve mortalitenin en büyük sebebi intrauterin gelişme geriliği ve prematuritedir. Gerçek zamanlı ultrasonografinin kullanıma girmesi ile, daha önceden çoğul gebelik tanısı için kullanılan muayene yöntemleri ve biyokimyasal testler geri plana itilmiştir. 6. hafta; >1 gestasyonel kese. 8-10. Hafta; fetal kalp atımları. 8-13. Hafta; CRL ölçümleri. 17-26. Hafta; BPD ölçümleri.

Plasenta sayısı: İki Plasenta,DK/DA ikiz gebelik. Tek plasenta: Farklı fetal cinsiyet tespit edilirse: DK/DA ikiz. Koryonik veya “ikiz çıkıntı” görüntülenirse: DK/DA ikiz gebelik. Özellikle <22 haftada kalın membran izlenmesi: DK/DA ikiz gebelik. Fetusları ayıran bir membran varlığında MK/MA gebelik tanısından uzaklaşılır. Bir membran olmadığı durumunda; MK/MA ikiz gebelik veya MK/DA ikiz gebelik.

Antepartum yaklaşım:Ana amaç ikiz gebeliğe bağlı komplikasyonların ciddiyetini azaltmaya ve önlemeye yöneliktir. Anne mümkün olduğu kadar istirahat ettirilmeli veya >20. gestasyonel haftadan itibaren fiziksel aktivite azaltılmalıdır. İkizler 20. gestasyonel haftaya kadar iki hafta bir, >20. haftadan sonra haftada bir, eğer problem varsa haftada iki defa kontrol edilmelidir. 32. gestasyonel haftaya kadar ikizlerin gelişimi tekil gebelikler ile paralel gider.

Doğum şekli ve zamanlaması: En düşük fetal ve erken neonatal mortalite oranlarının 37-38 gestasyonel haftada doğan bebeklerde olduğu gösterilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri’nde ulusal verilerin değerlendirilmesi sonucu yapılan bir çalışmada da en iyi sonuçların tekil gebeliklerde 40. gestasyonel haftada ve ikiz gebeliklerde 38. gestasyonel haftada doğum sonucu elde edildiği bulunmuştur. ≤35. gestasyonel haftada perinatal mortalite ve  RDS yüksektir. İkiz gebeliklerin çok büyük bir bölümünde spontan vajinal yol ile 37. gestasyonel haftada doğum gerçekleşmektedir ve en düşük perinatal mortaliteye sahip grup da budur. İkiz gebeliklerde 37-38. gestasyonel haftalarda rutin doğum indüksiyonu veya sezeryan ile doğum önerilmektedir. Eğer spontan doğumun beklenmesi kararı alınırsa da, bu durumda kesinlikle 39.  gestasyonel haftanın geçmemelidir.

Prezentasyon şekilleri: Verteks/Verteks (%42.5), Verteks/Non-verteks (%38.4), Non-verteks/Non-verteks (%19.1).

Monoamniyotik ikizlerde, umbilikal kord kazalarının en aza indirilmesi ve ikiz kiltlenmesini önlemek için fetal uzanım ve prezentasyon göz önüne alınmaksızın primer sezaryen doğum önerilmektedir. Bu durumda vajinal doğum gerçekleşirse, birinci bebeğin ani inişi ile kordon sıkışması sonucu ikinci bebekte kayıp oranları yüksektir. İkiz kilitlenmesi oldukça nadir (1/1000) görülen fakat kötü sonuçlara sahip bir komplikasyondur ve oligohidramniyosta, düşük doğum ağırlığında ve MK/MA ikizlerde daha sık karşılaşılır. Genel olarak verteks-verteks prezentasyonlarda önerilen doğum şekli vajinal doğumdur. Bu şekilde vakaların %75’inde bir sorun ile karşılaşılmaksızın vajinal doğum gerçekleşmektedir. Diğer taraftan bazı otörler tarafından özellikle preterm doğumlarda ve <1800 g tahmini fetal ağırlık (TFA) beklenen durumlarda primer sezaryen doğum önerilmektedir. Diğer önemli bir nokta da, ikinci bebek TFA’sı birinciden >%15-25 daha fazla ise, ikinci bebeğin doğumu zorlaşacağından, primer sezaryen doğum tercih edilmelidir.

Birinci bebeğin doğumunu takiben uterin kontraksiyonlarda fizyolojik bir duraksama yaşanır. Bu süreyi kısaltabilmek için oksitosin infüzyonu başlanması uygundur. Bu sırada fetusun intrauterin uzanımı ve kalp seslerinin devamlı izlenmesi, vajinal muayene ile membranların intakt olduğunun tespiti ve önde gelen fetal kısmın palpasyonu gereklidir. Fetal kalp izleminde bir sorun ile karşılaşılmaz ise ikinci bebeğin doğumu için beklenmelidir. Fetal kalp izleminde bir sorun durumunda operatif doğuma geçilmelidir. Verteks-non verteks prezentasyonlarda Amerikan ekolü elektif sezaryen önerirken, Avrupa ekolü birinci ikizin vajinal doğumunu takiben ikinci ikizin eksternal sefalik veya podalik versiyon ile doğurtulmasını önermektedir. Oligohidramniyos, dorsoposterior transvers uzanım ve makrozomi gibi risklerin varlığında sezaryen doğumun tercih edilmesi uygundur. Non verteks-non verteks prezentasyon durumunda ise primer sezaryen doğum genel olarak kabul görmüştür. Üçüz gebeliklerde primer sezaryen doğum genel olarak kabul görmektedir.

Çoğul gebelik komplikasyonları: Çoğul gebeliklerdeki en belirgin ve çarpıcı sorun uyumsuz büyüme farklılıklarıdır. Relatif ağırlık farklılığın %15-25 arasında olması hafif derecede, >%25 olması ise ciddi derecede uyumsuz büyümeyi gösterir. Dikoryonik ikizlerde gebelik sonuçlarını daha küçük olan fetusun biyofizik statüsü belirlemektedir. Monokoryonik ikizlerde ise eşlik eden benzer içsel sorunlar, ortak damarsal dolaşım ve ikiz-ikiz transfüzyon (feto-fetal transfüzyon sendromu) gibi ek sorunlar tabloya eklenir. Feto-fetal transfüzyon sendromu (FFTS) monokoryal gebeliklerde %20’lere ulaşan perinatal mortaliteye sahip bir durumdur. Verici konumundaki fetusta anemi, gelişme geriliği, oligüriye sekonder oligohidramniyos oluşurken. Alıcı taraftaki fetusta polisitemi ve aşırı yüklenmeye bağlı hidrops, poliüri ve polihidramniyos gelişimi izlenir.

Perinatal ve maternal morbidite ve mortalite: Çoğul gebeliklerin tekil gebeliklere oranla daha yüksek oranda risk taşıdığı obstetrisyenler tarafından uzun yıllardır bilinmektedir. 1961-1972 yılları arasında 32 farklı merkezde gerçekleşen 6503 ikiz doğum vakasının değerlendirildiği bir çalışmada toplam perinatal mortalite 124/1000 doğum olarak bulunmuştur. Sadece 1000 g üstündeki ikizler dahil edildiğinde bile bu oran 62/1000 olarak bulunmuş ve aynı merkezlerdeki tekil doğumlara göre 3 kat daha yüksek perinatal mortalite oranlarına sahip olduğu gözlenmiştir. Çoğul gebeliklere bağlı mortalitenin %70’inden fazlasının 30. gestasyonel haftadan önce olması nedeniyle 25.-30. gestasyonel haftalar arası döneme özellikle dikkat edilmesi gereklidir.

Çoğul gebeliklerdeki yüksek fetal morbidite ve mortalitenin temel nedeni preterm eylem veya intrauterin büyüme geriliği nedeniyle görülebilen düşük doğum ağırlıklı infant insidansındaki yüksekliktir. Bunun yanında yine daha yüksek oranlarda görülen konjenital anomaliler, plasenta previa, abruptio plasenta, preeklampsi, kordon kazaları ve malprezentasyonların da bunda katkısı vardır. Tekil gebeliklere bağlı maternal mortalite oranları 5.2/100000 iken, çoğul gebeliklerde 14.9/100000’dir.hipertansiyondur. Çoğul gebeliği olan kadınların ilk gebelikleri olmasa bile, preeklampsi açısından daha yüksek risk altında oldukları bilinmektedir. Çoğul gebeliklerde, normal gebeliklerde görülen dilusyonel aneminin çok daha ağır formları izlenmektedir ve özellikle demir preparatları ile destek ve yakın takip gerektirir. Uterus pasif geriminin fazla olması nedeniyle postpartum atoni veya distosi sonucu olabilen postpartum kanama insidansı da çoğul gebeliklerde fazladır.

Çoğul gebelikte maternal riskler: Hipertansiyon (±proteinüri), demir eksikliği anemisi, postpartum kanama (uterin atoni veya distosiye bağlı), distosi, artmış operatif doğum oranları, uterin rüptür.

İkiz gebelikler tekil gebeliklere oranla ortalama 3 hafta daha erken doğum ile sonuçlanır. 37 haftanın altında doğum, tekil gebeliklerde %6 iken, ikiz gebeliklerde %30-45’tir ve bunların da yaklaşık %50’sinde doğum ağırlıkları 2500 g’nin altındadır. Ortalama doğum ağırlıkları üçüz gebeliklerde 1.8 kg ve dördüz gebeliklerde ise 1.4 kg’dir. Üçüzler, ikizlere oranla daha prematür doğarlar (ortalama doğum zamanları 32.-33. gestasyonel hafta) ve gestasyonel yaşlarına göre daha az ağırlıktadırlar. Fetuslar arasında intrauterin büyüme farklılıkları ve uyumsuzlukları da çoğul gebeliğin derecesi arttıkça artmaktadır; bu oran ikizlerde %10.3 iken, üçüzlerde %20’dir. Nörogelişimsel bozukluk riski ikizlerde 34/1000, üçüzlerde 57.5/1000 ve tekillerde 10.3/1000 olarak bulunmuştur.

Ortalama IQ seviyeleri yine normal sınırlarda olmasına rağmen, ikizlerde tekillere oranla 5 puan (0-11) daha düşük çıkmıştır. Serebral palsi insidansı ikizlerden birinin fetal veya neonatal ölümü durumunda yaşayan ikiz eşinde yüksektir. Spastik dipleji için en önemli risk faktörleri birinci ikiz için preterm spontan verteks doğum, ikinci ikiz için ise term non-verteks doğumdur. Çoğul gebelik derecesi ile orantılı olarak III. ve IV. derece retinopati sıklığında artma saptanmıştır.

——————————————————————————————————————-

4 – Erken Membran Rüptürü

Fetal membranların doğum başlamadan önce yırtılmasıdır. EMR 37 haftanın altında meydana gelirse bu durum prematüre erken membran rüptürü (PEMR) denir. EMR tüm gebeliklerin % 10’unda görülür. Vakaların % 80 i termde meydana gelir. Erken doğumun en önde gelen nedenidir. Preterm doğumların % 45 PEMR ile ilgilidir.

Blastokistin hemen altına desidua bazalis, blastokisti çevreleyen kısmına desidua kapsülaris, geride kalan kısma desidua parietalis ya da desidua vera denir.

Amniyon sıvısı: Amnion hücreleri, maternal kanın plasental membrandan süzülmesi, fetal cilt (1. trimestrde), fetal idrar (500 cc), GIS traktus, umblikal kordon, plasentanın fetal yüzeyi. Amnion mainin görevleri; fetusun simetrik büyümesini sağlar, amnion zarının fetusa yapışmasını engeller, fetusu travmalara karşı korur, fetusun hareketine olanak sağlayarak kas-iskelet sisteminin gelişmesine katkıda bulunur. Amniyon sıvısı miktarı; 10. haftada 30 ml, 20. haftada 350 ml, 37. haftada 1000 ml. İkinci trimestirde total amnion mayi çevrimi 3 saatte tamamlanır. Amnion mayi ölçümü; tek vertikal en büyük cep ölçümü, dört kadrandaki en büyük vertikal ceplerin toplamı: AFI. Polihidramnios teşhisi; USG gözlenen en geniş amnion sıvı cebinin 8 cm veya üzerinde olması, AF’nin 24 cm üzerinde olmasıdır. %1-3.2 tek gebeliklerde, %9-13 ikiz gebeliklerde görülür. Oligohidramnios teşhisi; AFI 5 cm ve altı oligohidramnios kabul edilir. AFI 5cm ve altı, fetal kalp hızı artışı, atım anomalileri, artmış mekonyum ile tanı konur. Tek ölçüm 2 cm’den küçük vertikal cep ölçümü eşik değerinin 2 cm’ den 2,7 cm. çıkarılmasının klinik bulgular açısından daha değerli olduğu ileri sürülmüştür.

Etiyoloji: Enfeksiyon, vaginal PH, prolaktin düzeyinin, servikal yetmezlik, sigara, koitus, çoğul gebelik, polihidramnios, önceki gebeliğinde EMR. Sigara, immünite, nikotin iskemiye yol açar. Enfeksiyon: N.gonore, B grubu streptekoklar, bakteriodes, T. vaginalis, clamidya. EMR li hastalarda fetal kord immun globulinler (IgA ve lgM) yüksektir. EMR de ilk 12 saatten önce yüksek olması enfeksiyon zeminin gösterir. Preterm EMR’de matriks metalloproteinazların arttığı, metalloproteinaz doku inhibitörlerinin azaldığı bulunmuştur. Vajinal pH: PH 4.54 den yüksek olduğu durumlarda risk artmaktadır. Araşidonik asit metobolizması stimule olur > PGE2 artar. Servikal yetmezlik: Bakteri kontraminasyonu artar. Serglage PEMR riskini artırır. Prolaktin düzeyi: Yüksek prolaktin düzeyleri fetal membranların su ve elektrolit miktarında değişiklikle membran elastik kısmını bozar.

Tanı: Anamnez ve fizik muayene; öykü, amnion sıvısının görülmesi, fundus yüksekliği, koku, Bol sulu akıntı anamnezi ve görülmesi % 90 tanı koydurur. USG ve boyama testleri; USG, evans blue, methylene blue, indigo carmine (pyridium, sodium flurescein). Amniotik sıvının vagen ve serviksde araştırılması; ferning, PH tayini, diamnioxidase, alfafetoprotein, prolaktin. Mikroskobik sitolojisi; lanugo, nille blue sulfate, sudan III, papanicolaou, acridine orange, pinacyanole, verniks hücreleri.

Komplikasyonlar: Erken doğum, korioamnionitis, endometritis, sepsis, fetal distres, pulmoner hipoplazi, fetal deformiteler. Erken doğum; termde % 90 ilk 24 saatte, 28-34. haftalarda % 50 sinde ilk 24 saatte, %80-90 ilk 1 hafta içinde, 24-26 haftalarda % 50 si ilk 1 haftada.

Tedavi: Hemen doğum > bekle gör. Gebelik yaşı, fetal maturasyon, birlikte bulunan medikal ve obstetrik problemler, enfeksiyon, mekonyum mevcudiyeti, NST durumu, prezentasyon şekli, serviksin durumu göz önüne alınarak tedavisi yapılır.

PEMR: 26-36. gebelik haftalarında aktif travay, enfeksiyon ve fetal distres yoksa konservatif tedavi. Bu haftalarda prematürite enfeksiyondan daha fazla perinatal mortalite nedenidir. Tokolitik tedavi, kortikosteroid tedavisi uygulanır. Betametazon 24 saat arayla iki doz 12 mg. 1×1, deksametazon 12 saat arayla dört doz 6 mg uygulanır. Enfeksiyonu artırabilir. Thyrotropin realasing hormon da kullanılabilir. Geniş spertrumlu antibiotik verilmelidir. 30. gebelik haftası ve sonrası PEMR’li olgularda kortikosteroid tedavisinin RDS riskini % 70 azaldığı bulunmuştur.

İntrauterin enfeksiyon takibi: Sedim > 60 mm/saat, lökosit > 15000 /mm3, CRP > 2 mg/dl, ILG. Amnion sıvısında; glukoz < 17 m/dl, lökosit > 20 hücre/mm3, IL6 7.9 mg/ml, PCR ile katalaz konsantrasyonu artışı. Amniotik sıvı cebinin < 1 cm. olması, dopplerde S/D nin % 15 artışı, NST 160 taşikardi.

26. Gebelik haftası altında PEMR: 20. hafta altında gebelik sonlandırılması, 20-23 haftalarda perinatal mortalite çok yüksektir. 24-26. haftalarda enfeksiyon, fetal distress ve aktif travay yoksa beklenebilir.

Yeni teknikler:Sürekli vaginal kateter kullanarak vageni antiseptik solüsyonla yıkamak (20 ml/saat % 05 polihidpirolden iyot) TSH artabilir. Koryon desiduaya fibrin aplikasyonu, servikal kateterle antibiotik infüzyonu, servikal kateterle amniofüzyon 10-20 cc /saat, abdominal SF uygulaması.

——————————————————————————————————————-

5 – Fetal Distress

Oksijen yeterliğine bağlı olarak ortaya çıkan asidoz belirtileri içindeki fetusun gösterdiği tepkilerin tümüdür. Asfiksi; solunumun durması sonucu oksijen yokluğu. Hipoksi; oksijen yetersizliği. Annedeki tampon maddeler plasentayı kolay geçemez (bikorbonat), sonuçta metabolik asidoz gelişir. Fetus kemoreseptör ve baroreseptörleri pH, PC02, P02 ye duyarlıdır.

İntrauterin ortam ne kadar avantajlı? Preeklampsi 34. hafta, DM 36. hafta gelişebilir. Eylemin 1. döneminde kalp seslerinde 3 dakika üzerinde 100 ve altında seyreden kalp sesleri seyri. 2 saatlik eylem süresinde kontraksiyonların % 35 inde görülen geç deserelasyonlardır. Genellikle fetal asidemiden 120-140 dk. öncesinde kalp seslerinde anormal bulgu olabilmektedir.

Eylemin erken döneminde normal tonus 20-30mmHg, aktif eylemde 50-80mmHg dir. Montevidio ünitesi = bazal uterus basıncı x 10 dk da uterus sıklığıdır, 200 üzeri ise aktif kontraksiyondur. Kısa süreli ağır bradikardi 30 ‘ altında ise önem taşımaz. Eylemin 2. döneminde fetal kalp hızında deselerasyon görülmeme oranı % 1.4 tür. Gerçek Fetal Distress 30 dk.İçinde doğurtulsa bile konvülsif nöbetler önlenemeyebilir.

Tanı:

ÇKS, fetal monitorizasyon, USG, doppler USG, fetal skalp pH, biofizik profil.

Fetal monitörizasyon: 15 dk veya üzeri kasılma yokken kalp atımı bazal kalp atımı ayarıdır. Akselerasyon; kalp hızında en az 15 vurum/dk. ve en az 15-20 sn. süren artışdır. Nörohormonal ve kardiovasküler kontrol mekanizmalarının normal olduğunu gösterir. Deselerasyon; erken, geç (uyarının kemoreseptörlere geç ulaşmasıdır), variabl. Fetal monitorizasyon testleri; CST, NST, fetal aküstik stimulasyon testi. Nonstress test (NST): Fetal kalp frekansında fetal hareketler ile husule gelen akselerasyonların saptanmasıdır. Kontraksiyon stress test (CST): Uterus kontraksiyonları ile birlikte fetal kalp frekansında husule gelen deselerasyonların olup olmadığının saptanmasıdır.

Antepartum fetal izleme endikasyonları: Hipertansiyon, kronik hipertansiyon, preeklemsi, DM, kronik böbrek hastalığı, kollajen vaskuler hastalıklar, maternal  kardiyak hastalık, maternal tirotoksikoz, maternal hemoglobinopatiler, şiddetli anemi (Hb 6’nın altında olması), annenin fetal hareketleri az hissetmesi, anne serumunda AFP yüksekliği, üçüncü trimesterde kanama. EMR, oligohidroamnios, polihidroamnios, IUGR, günaşımı (41 GH üstü), Rh izoimmunizasyonu, çoğul gebelik, önceki gebelikte açıklanamayan IUMF, oskültasyon ile irreguler kalp atımı, bazı fetal anomaliler (örneğin gastroşizis), (+) DS (karyotipleme normal iken).

Fetal biofizik profil (FBP) skorlaması:

Parametre                  Normal (2)                   Anormal(0)

NST                               Reaktif                      Nonreaktif

FBM (30san-30dak)          +                                   –

FM (30 dak)                 3 adet var                 3 den az-yok

FT (fleksiyona dönme)      +                                  –

AFV (cep)                         2 cm                           2cm.

——————————————————————————————————————-

6 – Fetal İnvaziv Girişimler

Amniosentez, koryonik-villus örneklemesi, fetal kan örneği alınması (kordosentez), embriyo fetoskopi, fetal idrar örneklemesi, fetal şant uygulamaları, intrauterin transfüzyon, amniodrenaj, amnioinfüzyon, fetal cilt biyopsisi, fetal karaciğer biyopsisi, fetal redüksiyon.

Amniosentez:

Amniosentez tekniği: kör, transüder iğne rehberi, transüder serbest el, 20d g. İğne. Amniosentez yöntemi; invaziv teknikler içinde uygulamaya ilk giren teknik olup 1960’dan beri rutin olarak kullanılmaktadır. Deneyimli uzman hekim tarafından alınan 2-20 ml kadar amniyon sıvısından genetik tetkikler yapılır. Amniyosentez için optimal uygulama zamanı 14-18. gebelik haftalarıdır. Amniyotik kültürde çoğaltılan hücreler fibroblastlardır.

Amniosentez endikasyonları: Fetal karyotipleme; trizomi 21, trizomi 18, trizomi 13. Konjenital metabolik bozukluklar; lipit, karbonhidrat, mukopolisakkaridoz. Rh izoimmünizasyonu; amnion mai – biluribin düzeyi. Fetal matürite; lesitin/sfingomyelin oranı, fosfotidil gliserol. Nöral tüp defekti; maternal yüksek AFP, asetil kolinesteraz. Prematür eylem.

Erken amniosentez: Birinci trimestirde spontan abortus oranı yüksektir. Amniosentezle 10 ml amnion sıvısının alınması 8. haftada % 70, 10. haftada % 33, 14. haftada % 11 amnion mai miktarını azaltır. 9-13 haftalar, daha erken terminasyon, erken prenatal tanı, daha az psişik travma, amniosentez sonrası fetal kayıp % 6.2, normal gebelikle % 4.8, erken amniosentez sonrası % 7.5.

Amniosentez komplikasyonları: Maternal; ağrı, vajinal kanama, fetomaternal hemoraji, amnionitis. Fetal/neonatal; fetal kayıp (% 0,05-1), plasental geçiş, birden fazla girişim, maternal serum AFP yüksekliği riski artırmaktadır, fetal travma.

Koryonik villus örneklemesi:

Koryon frondozum aktif mitolik villus hücreleri içerir. Sitotrofoblastlar mitotik olarak aktiftir. Sitotrofoblastlar 24 saatte karyotipleme olanağı sağlar

K.V.Ö tekniği: Kör, transuder transservikal, transuder – transabdominal.

K.V.Ö’de fetal kayıp: 7-12 Haftalar arasında spontan Fetal Kayıp hızı % 2-5 civarındadır. Amniosentezden % 0,6-6 arasında daha yüksek fetal kayıp hızı tespit edilmiştir. Transabdominal C.V.S’de fetal kayıp % 6.3. Transservikal C.V.S’de fetal kayıp % 10.9. Genel olarak CVS’de fetal kayıp amniosentezden % 4 daha fazladır.

K.V.Ö. 1983 yılından beri rutin olarak uygulanmaktadır. Koryon villusları fetusla aynı genetik yapıya sahiptir. Koryon villus örneği deneyimli uzman hekim tarafından alınır. Optimum uygulama zamanı 9-13. gebelik haftaları arasındadır.

Kordosentez:

Fetal sedasyon, 3.5-5 MHz USG, 9-16 cm. 20-23 no iğne kullanılır. 16-40 hafta arası gebelikte yapılır. İdeal bölge umblikal kordonun plasenta insersiyosunun 1-2 cm distalinden 1,5 – 4 ml fetal kan alınır.

Kordosentez endikasyonları: Kan hastalıkları, hemoglobinopatiler, koagulopatiler, metabolik hastalıklar. intrauterin fetal enfeksiyonlar, TORCH, intrauterin gelişme gerilikleri, kongenital trombositopeni, fetal anemi, immun fetal anemi, non immun fetal anemi.

Kordosentez komplikasyonları: Fetal bradikardi, feto maternal hemoraji, fetal hemoraji, fetal kayıp, koryoamniotis, EMR, kord hematomu, kord tamponatı.

Kordosentezde fetal kayıplarla ilgili faktörler: Maternal yaş, gebelik yaşı, endikasyonlar, operatör deneyim, müdahale yapılan damar.

Fetal aneminin belirlenmesi: Anamnez, antikor titresi, fetus plasenta marfometrisi, fetal kalp atım trasesi, doppler USG, amniotik sıvı spektrofotometrisi, fetal kan örneklemesi.

Fetal cilt örneklemesi:

USG eşliğinde, 14 G kateter, biopsi forsepsi ile yapılır. Cilt biopsisinde tanı; epidermolizis büllosa letalis, epidermolizis bülloza distrofika, epidermolitik hiperkeratozis, iktiyozis. Cilt biopsisinde seçilecek alan; sırt, kalça, torakal bölge.

Karaciğer biopsisi ile tanı:

Ornitin karbamil trasferaz eksikliği, karbamil fosfat sentetaz eksikliği, glikoz 6 fosfataz eksikliği.

——————————————————————————————————————-

7 – Kromozom Anomalileri Ve Ultrasonografi

Kromozomal anomali açısından riskler: İleri anne yaşı, anoploidi hikayesi, ebeveyinlerde translokasyon, anormal  biokimyasal test, USG’de patolojik bulgu, tüm gebelikler.

Prenatal tanı yöntemleri: Non invaziv yöntemler; üç boyutlu USG, obstetrik USG (ayrıntılı USG), biokimyasal testler. İnvaziv yöntemler; amniosentez, koryon villus biopsi, kordosentez, fetal doku biopsisi.

Biokimyasal testler: 1. Trimester tarama testleri; PAPP A. PAPP A + serbest beta HCG. PAPP A + serbest beta HCG + nukkal kalınlık. 2. Trimester tarama testleri; AFP, beta HCG, estriol (E3).

USG zamanlaması: İlk üç ay (11-14); tarama testi, sonografik değerlendirme. İkinci üç ay ayrıntılı USG; anomaliler, sonografik belirteçler, EKO, doppler USG.

Trizomilerin tarama ve tanısı: 11-14 hafta.

100 bin gebede

Maternal Yaş > 35                                  % 50

Nukkal Kalınlık (NK)                                 % 75

NK + Beta HCG + PAPP A                      % 90

NT +NK + Beta HCG+ PAPP A               % 97

—————————————————————————————————-

10-14 haftada kromozomal defektlerin sonografik markerları:Nukkal kalınlık, nazal kemik, maksiller uzunluk, duktus venosus doppleri, brakisefali, kulak uzunluğu, femur uzunluğu, humerus uzunluğu, fetal kalp hızı, crl, omfalosel, holoprozensefali, megasistis, tek umblikal arter.

Nukal kalınlık: NT’nin 3, 4, 5, 6 mm olması sadece anne yaşıyla karşılaştırıldığında; 3, 18, 28, 36 kat daha fazla kromozal anomali insidansında artış gözlenir. NT ölçümü; 1.USG 0.1mm’lik ölçümler yapabilmelidir. 2.Baş-popo mesafesi 45-84 mm oranda olmalıdır. 3.Görüntü ekranı %75’ini kapsayacak şekilde büyütülmelidir. 4.Fetus militer pozisyonlarda olmalıdır. 5.Fetal cildin amnion zarından ayırım yapılmalıdır. 6.Servikal vertebranın dışı ile derinin iç yüzü arasındaki mesafe ölçülmelidir. 7.Umblikal kordonun boyunda olmadığından emin olunmalıdır. NT’nin fizyopatolojisi; fetal kalp yetmezliği, extraselüler matrix değişiklikleri, lenfatik sistem anomalileri. NT artışlarına neden olan patolojiler; trizomi 21, trizomi 18, trizomi 13, 45 XO, kardiyak defekt, diyafragma hernisi, omfalosel, iskelet  anomalileri.

Nazal kemik: Eksiklik genellikle bir sendromun parçasıdır. Erişkin Down sendromluların 1/7’sinde bulunur. Brakisefali, orta falanks hipoplazisi, damak, vertebra malformasyonları ile beraber bulunabilir. Kemikleşme noktalarının gecikmiş maturasyonu. Nazal kemik ölçümü; 1.Usg 0.1 mm’lik ölçüm yapabilmelidir. 2.Baş ve toraks çekilir. 3.Mid-Sagittal görüntü, 45 dereceden alınır. 4.Kemik, deri, burun ucu çekilir. 5.Var veya yok yani kalitatif değerlendirme yapılır. Ölçümde olumsuz durumlar; obesite, oligohidramnios, dorso anterior, açı fazlalığı.

18-23 hafta USG’de trizomi 13 bulguları: Holoprozensefali, anofthalmi/mikrofthalmi, anormal burun, fasiyal kleft, kardiyak anomaliler, omfalosel, renal anomaliler, postaksiyel polidaktili, myelomeningosel.

18-23 Hafta USG’de trizomi 18 bulguları: Çilek şeklinde kafa, özefageal atrezi, koroid pleksus kisti, omfalosel, korpus kallosum yokluğu, tek umbilikal arter, ventrikulomegali, renal defektler, dandy-walker kompleksi, myelomeningosel, fasiyal kleft, kısa ekstremiteler, mikrognati, radial aplazi/hipoplazi, nukkal ödem, üst-üste binmiş parmaklar, kardiak defektler, talipes veya rocker bottom ayak, diyafragmatik herni, gelişme geriliği.

18-23 Hafta USG’de trizomi 21 bulguları: Kardiyak anomaliler, duodenal atrezi, kistik higroma, hidrops. Belirteçler; ense pilisi kalınlığı, hiperekojen barsak, kısa ekstremiteler, pyelektazi, hafif ventrikülomegali, klinodaktili, ayakta sandal parmak, burun kemiği hipoplazisi.

18-23 hafta USG triploidi bulguları: Molar plasenta, asimetrik gelişme geriliği, ventrikulomegali (hafif), mikrognati, kardiak anomaliler, omfalosel, myelomeningosel, 3-4. parmakta sindaktili.

Hafif hidronefroz: İkinci  trimestirde; hilus hizasında A-P çap > 5mm, mesane (+), böbrek korteksi normal, %2,2 oranı <20 Gh (5-10 mm), %63 iki taraflı, %37  tek taraflı.

Hiperekojen barsak: İnsidens 1/200 (2.trimestır). Etyoloji; intra arteryal kanama, uteroplasental yetmezlik, kromozom anomalisi, kistik fibrozis, fetal enfeksiyon.

Kısa femur, kısa humerus: Femur boyunun %5 persentilin altında olmasıdır. Nadiren iskelet displazisi, sıklıkla anöploidi.

Duodenal atrezi: İnsidans 1/10000. İzole %38, multiple %64, double-bubble görünümü, polihidramniozla birlikte.

Ayak anomalileri: Talipes 1-2/1000 ( N). Kromozom anomalilerinde, nöral  tüp defektlerinde, oligohidramniozda, iskelet displazilerinde, ost. İmperfekta, artogrypozis’de görülür. %33 kromozom anomalilerinde görülür, çoğunlukla trizomi 18’de görülür.

Kistik higroma: 1.Trimestirde ense kalınlığı >3mm, sıklığı 1/200 (abortus). Anormal karyotipler %40-68; turner sendromu, sex kromozom trizomileri, trizomi 21, 18, 13. Birlikte olabilen anomaliler %20-25; kalp anomalileri %0-92, hidrops fötalis %40-90, polikistik böbrek, üriner obstrüksiyon, torakal anomaliler.

Difaragma hernisi: İnsidans 1/3000. Polihidramnios, kalp defekti, NTD ile  birlikte olabilir. Prognoz kötüdür.

Omfalosel:İnsidans 1/3000. İzole olgularda prognoz %90 iyi. X’e bağlı resesif hastalıklar ile sıkça görülür. Kromozom anomali riski; 11- 14.haftaya kadar fizyolojik, doğumda %10 (trizomi 18), antenatal risk % 28.

Reklamlar

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s